İngiliz ve Fransızların çizmesi altında inleyen İstanbul'da, sıradan bir İşgalci askerin bile, Osmanlı'nın Emniyet müdürü'nden daha yetkili hareket ettiğinin cümle alem farkındaydı.
Padişah ve işgal kuvvetlerinin kuklası olan basiretsiz hükümet kayıtsız şartsız teslim olsa da asker, sivil, aydın, köylü, kadın, erkek, yaşlı, genç Hatta çocuk vatanseverlerin oluşturduğu Kuvayı Milliye, Ankara hükümetinin önderliğinde işgale karşı kararlı bir biçimde direniyordu.
Sanki koca Osmanlı coğrafyası kan ağlamıyormuş, beş yüz yıla yakın düşman çizmesinin basmadığı İstanbul toprakları işgal altında değilmiş gibi, devleti yönetenler, Müslüman bir kadının sahneye çıkıyor olmasıyla oyalanıyorlardı.