Çok saftım.Böyle bir dönemde bile hala öyleyim sanırım.Geriye azıcık ömrü kaldığı için başına kötü bir şey gelmeyeceğine inanmıştım. Geriye azıcık ömrü kalmasına rağmen hala bir yarını olduğuna inanmıştım. Vücudu onu yarıda bırakana kadar,kalan ömrünü dolu dolu yaşayacağına kesinmiş gibi inanmıştım.Dünya ayrımcılık yapmıyor.
Sakura Yamauçi pankreas hastası ve bu durumu ailesi dışında kimse bilmiyor.Bir gün kendisinin yazdığı "Hastalıkla Yaşama Kitabı" isimli günlüğü sınıf arkadaşı buluyor ve bu iki zıt karakterin yaşadıklarını,birbirlerinin hayatına etkilerini okuyoruz.Başlarda iki karakterden de haz etmesem de sonlarda onlar için ağlarken buldum kendimi.Bu kadar seveceğimi düşünmemiştim.Çok anlamlıydı.Tamamen kusursuz değildi ama okuduktan sonra iyi ki okumuşum denilecek bir mangaydı.
Almadan önce kararsız kalıp buraya baktığımda hiç inceleme yoktu,tek cilt olduğu için almıştım.Benimle aynı durumu yaşayacaklar olursa şansa kalmasın diye bu incelemeyi yazmam gerektiğini düşündüm:) Keyifli okumalar...
Yaşamak nedir biliyor musun?Sanırım birileriyle etkileşim içerisinde olmak.Birbirimizi tamamen anlamak.İşte yaşamak budur.Birilerini kabul etmek,sevmek,sevmemek...Birinin elini tutmak,birine sarılmak,birinin yanından geçmek...Kimi insanla birlikteyken eğlenmek, kimisiyle de sıkılmak.İşte tüm bunların toplamı yaşamaktır.Tek başıma kendi varlığımı anlayamam.Birileriyle etkileşim içinde olmak benim yaşıyor olduğumu gösterir. Herkes yanımda olduğu için benim bir kalbim var.Onlar bana dokunduğu için benim bir vücudum var.İşte böyle olmuştum ve şuan yaşıyorum