İnsan kendi içinde tamamdır. Dışarıya, dünyaya adım attıklarında, dünya onlarla aynı fikirde olmayacaktır. Bu kaçınılmazdır. Dünya Bireysellikten nefret eder.
Öyle ki, insanoğlu, önemli olanın varolmak değil, sahip olmak olduğunu düşünmüştür. İnsanoğlunun gerçek kusursuzluğu sahip olduklarında değil, insan olarak ne olduğunda yatar.
Kısaca şu: Sefalet ve yoksulluk o kadar aşağılayıcı şeylerdir, insan doğası üzerinde öylesine felç etkisi yaratmaktadırlar ki, hiçbir sınıf kendi çektiği ıstırabın gerçekten bilincine varamamaktadır. Bunu onlara başkalarının anlatması gerekir, çoğunlukla da bunu söyleyenlere kesinlikle inanmazlar.