slvad.r

İnsan kendi içinde tamamdır. Dışarıya, dünyaya adım attıklarında, dünya onlarla aynı fikirde olmaya­caktır. Bu kaçınılmazdır. Dünya Bireysellikten nefret eder.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Öyle ki, insanoğlu, önemli olanın varolmak değil, sahip olmak olduğunu düşünmüştür. İnsanoğlunun gerçek kusursuzluğu sahip olduklarında değil, in­san olarak ne olduğunda yatar.
Kısaca şu: Sefalet ve yoksulluk o kadar aşağı­layıcı şeylerdir, insan doğası üzerinde öylesine felç etkisi yaratmaktadırlar ki, hiçbir sınıf kendi çektiği ıstırabın gerçekten bilincine varamamaktadır. Bunu onlara başkalarının anlatması gerekir, çoğunlukla da bunu söyleyenlere kesinlikle inanmazlar.
Tarih okumuş herkes bilir ki, itaatsizlik insanın asıl erdemidir. İlerleme itaatsizlik yoluyla kaydedilir, itaatsizlik ve başkaldırı yoluyla.
Fakat, yaşamı kusursuzluğun en yüksek mertebesine çıkarmak için, daha fazlasına gerek vardır. Gerek duyulan şey Bireyselliktir.