Kapitalist düzen sürüp gittikçe geri kalmış bir memlekette yerli sanayi kurulamaz. İzin vermezler. Bu, mümkün değil. Çünkü yerli kurulduğu an YENİ SÖMÜRGECİLİK bitmiş demektir. Avrupalı, Amerikalı deli mi, bindiği dalı keser. Onun için şimdi bizim idare edildiğimiz düzende yerli, milli sanayi kurulamaz. Kurdurmazlar. Biz şimdi beynelmilel kapitalizmin pençesinde inleyen, yok olmaya yönelmiş bir milletiz. Kurtuluş çaresi ne? Bir tek kurtuluş çaresi var, o da sosyalist düzene yönelmek. Başkaca kurtuluşumuzun, geride kalmış bir memleketin kurtuluşunun mümkünü, çaresi yok.
Çok yazdım, gene de yazacağım. Geri kalmış memleketleri eline almış kapitalist düzen, vhegemonyasını sürdürebilmek için ne yapar? Önce o memleketin asli güçlerini çürütmeye çalışır. Bu asli güçler nelerdir? Önce millet birliğidir. Onu parçalar. Kültürüdür, onu yozlaştırmaya çalışır. Dinidir, onu kullanmaya bakar. Tarihidir, onu küçümser. Çünkü bütün bu asli güçler, sömürüyü, alçaltılmayı bir gün sezince kapitalizmi yok edecek güçlerdir. Bu ğüçler yok edilmeden bir millet sonuna kadar sömürülemez. Öyleyse en uzaktan, en yakından beynelmilel kapitalistlerle ilişkisi olanlar milliyetçi olamazlar. Kapitalist düzen milliyetçiliğin tam zıddıdır, Kutsal milliyet kavramını kullanırlar. Sömürülerine kalkan diye kullanırlar. Geri kalmış memleketlerdeki milliyetçi geçinenlerin bir kısmı kapitalistlerin bilinçli uşaklarıdır. Bir kısmı kutsal milliyet kavramına saygısı olan aldatılmış, çağımızın milliyetçiliğinin ne olduğunu bilmeyen kişilerdir.