Süleyman Ak

Allahın güzelliği, varlığı insan emeğindedir işçi kardeş. Allalım. İnancına bir şey demiyoruz. İnancın güzel. Ama Müslümanlık sömürücülerin, din tüccarlarının, fakir fıkaranın sömürülmesinin aleti olursa din ortadan kalkar. Gerçek Müslüman fakir fikaranın ekineğinin karşısına sömürücülerin, echebi firmalarının kalkanı olaraktan dini sürmez. Esas kafirlik budur. "
Sayfa 211 - Can·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan dünyada her suçu, her alçaklığı bağışlayabilir ama, çağımızda genç bir insanın sömürgecilerle birlikte oluşunu bir türlü yutamaz. Sömürgeci Fransanın gençliğine bakın, sömürgeciliğe, eşitsizliğe karşı ayaklanmışlar da, sömürülen bir ülkenin genci sömürücü kulluğu, köpekliği yapıyor. İnsan soyunun katmerli yozlaşmışlığı. İnsan soyunun en şerefsiz yaratığı.
Sayfa 209 - Can·Kitabı okudu
Dünyanın hiçbir memleketinde, Hitler Almanyasında, Franko İspanyasmda, Salazar Portekizinde Babeuf toplatılmamıştır. Tam yüz yetmiş yıl sonra Fransız düşünürü Babeufü toplatmak şerefi Türk burjuva iktidarına nasip olmuştur. Artık bundan böyle yirminci yüzyılın insanlarının karşısına göğsümüzü gere gere açık alınla çıkabiliriz. Biz Babeufü toplatmış bir demokrasinin insanlarıyız, diye. Bu onur payı bir millete yeter de artar bile. Rekorların en güzeli. Sonra bizim demokrasimizde Lenin, Marx, Engels toplanır, Plehanof toplanır, Kazancakis toplanır, Che Guevara toplanır. Ali Faik Cihan toplanır. Toplanır oğlu toplanır. Önüne gelen aklına esen elinin erdiği, gözünün gördüğü her kitabı toplanır...
Sayfa 207·Kitabı okudu
Bir varmış bir yokmuş, zamanında bir padişah varmış. padişahın adamları gelmişler, demişler ki: "Padişahım," demişler. "Halk vergiden çok şikayet ediyor, sızıldanıp duruyorlar. Ne yapalım?" Padişah düşünmüş. Padişahtır bu, düşünür: "Varın gidin," demiş, "bir o kadar vergi daha alın." Padişahın adamları gitmişler, bir o kadar vergi daha almışlar halktan, gelmişler padişaha. Padişah sormuş: "Ne yapıyor sızılayan halk?” Adamlar: "Hiç sorma padişahım," demişler, "sorma ki sorma. Halkın iki gözü iki çeşme. Bütün memleket feryad ü figana boğulmuş. Halkın ne üstünde üst, ne başında baş, bir günlük yiyecek ekmekleri bile yok." Padişah gazaba gelmiş, padişahtır bu, gazaba gelir ya: "Gidin," demiş, "şu mendebur halktan bir misli daha vergi alın." Adamlar çarnaçar gene gitmişler, gene bir misli daha vergi almışlar. Padişah sormuş: "Halkın durumu nasıl? Gene sızlanıyor, ağlıyorlar mı?" "Yok padişahım," demiş adamlar. "Bir mucize oldu. Biz bu vergiyi de alınca halk oynamaya başladı. Halk değil, dört kol bir çengi. Şimdi çıkın sokağa, şenlikteın şadımanlıktan geçilmiyor; Gülen gülene, göbek atan atana... Ölüler bile ayağa kalkıp göbek atmaya başladı." Padişah gülmüş, padişah bu, güler ya... Kıssadan hisse... Kıssadan hisse alınsaydı şu yeryüzü cennet olur, kurtla kuzu yayılırdı!
Sayfa 206 - Can·Kitabı okudu
Türkiyedeki Amerikanın şartlandırılmış köleleri, kompradorlar ve onların uşakları, vatan hainleri bağımsızlıktan yana olanlara, köleliğe, sömürgeciliğe karşı olanlara diyorlar ki: "Siz Türkiyeyi Amerikadan ayırıp Rusların emrine soracaksınız. Çabanız bu." Bir milletin bağımsız yaşayabileceği bile gelemiyor bu alçakların aklına.
Sayfa 204·Kitabı okudu