Türkiyede'de bugün eli sopalı çember sakallıların diktatörlüğü var. Türkiyede hiçbir İleri harekete soluk bile aldırmıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde ibadet yerleri böylesine kardeşi kardeşe düşman kılmak için kullanılmamıştır. Sömürücülerin ezeli usulleridir kardeşi kardeşe düşman etmek ve sömürmek. Amerikalının da uzun bir araştırmadan sonra bulduğu, kardeşin kardeşe düşman olacağı yer camii Halbuki Müslüman dini, düşmanı dost eden bir dindir. Ve camiler dostluk yerleri olmuştur, öyle anılmıştır. Ve her gün camilerde Amerikan aleyhtarlarına, AP muhaliflerine, bağımsızlıktan yana olanlara karşı bir düşmanlık aşılanıyor. Camilerdekiler kıyıma çağrılıyor. Amerikaya, APye karşı olanlara komünist deniliyor. Ve her gün camilerde "bu komünistlere ölüm!" diye bağrılıyor. Köleliğe karşı olanlara ölüm.
Hiçbir şeyin değişmediği ülke...
Yeşil sarık ayaklanmaları Sultan Mahmuttan bu yana sürüp geliyor. Yeşil sarık Türk milletinden Sultan Mahmuttan bu yana dayak yiyor. Yeşil sarığa karşı çıkışı, Türk milletinin milli bilincidir. Ya yeşil sarık, ya Türk milleti. Türk milleti yeşil şarık kıyamında millet olarak kalmayı tercih ediyor. Yeşil sarık 1920'lerde sömürgeciliğin emrindeydi. Milli orduya sömürgeci, istilacı ordudan daha büyük zarar veriyordu. Sömürgeci Yunan ordusuyla birlikte yeşil sarığı da denize döktü Mustafa Kemal. Şeyh Saidi de denize döktü Mustafa Kemal. Hiç şüpheniz olmasın, şimdi yeşil sarığın arkasında müstemlekeci Amerika var, kim olursa olsun Mustafa Kemal yeşil sarığı gene denize döker. Kim örgütlerse örgütlesin, yeşil sarığın Türkiyede şansı olmadı. Türk milleti ölmeyi değil, millet olarak kalmayı tercih etti.
Türkiyeyi kimse Suudi Arabistan yapamaz.