Ağlama genellikle daha derin bir duygu alanına girdiğini gösterdiği için terapistin görevi kibar olup hastanın ağlamayı kesmesine yardımcı olmak değildir. Tam tersine hastanızın daha da derinlere dalmasını teşvik etmek isteyebilirsiniz. Genellikle benim sıklıkla kullandığım bir soruyu sorabilirsiniz: "Eğer gözyaşlarının sesi olsaydı ne söylerlerdi?"
Biz insanlar yaratılıştan anlamı olmayan bir dünyaya fırlatılma talihsizliğini yaşamış olan,anlam arayan yaratıklar gibi görünüyoruz. En büyük görevlerimizden biri yaşamı destekleyecek kadar sağlam bir anlam icat etmek ve bu anlamı ortaya koymadaki kişisel katkımızı inkar etme şeklindeki hileli manevrayı gerçekleştirmektir.
Kötümser ve intihara meyilli bir hastaya şunları söyleyebilirim: " Cesaretini büyük ölçüde yitirdiğini, zaman zaman vazgeçmeyi istediğini,hatta şu anda hayatına son vermeyi istediğini anlıyorum. Ama yinede bugün buradasın. Bir parçan seni ofisime kadar getirdi. Şimdi lütfen,o parçanla konuşmak istiyorum- yaşamak isteyen parçanla."