Tanı görüş acısını daraltır; karşıdaki kişiyle bir insan olarak ilişki kurma yeteneğini azaltır. Bir kez tanı koyduktan sonra hastanın o belirli tanıya uymayan yönlerine dikkat etmeme ve ilk tanımızı doğrular nitelikte görünen gizli özelliklerle aşırı ilgilenme eğilimi gösteririz. Dahası tanı kendisini gerçekleştiren bir kehanet olarak işlev görebilir.
Başlıca ölümü yadsıma biçimlerimizden biri,kişisel özel oluşa,biyoloji zorunluluktan muaf olduğumuza ve hayatın bize karşı başkalarına olduğu gibi sert davranmayacağına dair inancımızdır.
Kendini tanıma sorununun çözümünde, Descartes'ın bilimlerine uyguladığı kuşkuculuğu kullanabiliriz. Bütün değerlerimizi yok sayarak önce işe başlamalıyız. Kişisel değer saydığımız şeylerin,toplumun baskısıyla edinilmiş sahte nitelikler olabileceğini hiç bir zaman akıldan çıkarmamalıyız.