Çok basit, sessizlik sessizliği besler. Başlarda bir sey söylemek istediğin anlar oluyor, hatta onu içinden söylüyorsun, nefes alıyorsun, ağzını açıyorsun, sonra elini aman boş ver anlamında sallayıp içerideki kapıyı kapatıyorsun.
En büyük yanılsama ve kendini kandırma, halkların ve vatanların mutluluk aradığı iddiasıdır. Mutluluk sadece imkansız değil, aynı zamanda dayanılmazdır. Onun uçucu malzemesiyle, o hafif hayaletle, gözlerde biraz acı köpük bırakıp burnunun önünde patlayan o sabun köpüğüyle ne yapacaksın?
Hatırladığın sürece geçmişi bir kenarda tutarsın. Bir gece ormanının ortasında ateş yakmak gibidir. Etrafına iblisler ve kurtlar çökmüstür, geçmisin canavarları çemberi daraltır ancak geçmeye henüz cesaret edemezler. Alegori basit. Hafızanın ateşi yandığı sürece efendisin. Sönmeye başladığında ulumalar artacak ve canavarlar hep daha yakına gelecektir. Geçmişin tayfası.