Hayır, kadınlar... anlaşılmaz bir muammamdır! Ruhları, kalpleri çözülemez! Çehrelerinde okunan seyre ne mana vermeli? Onları neyle hamletmeli? O imalar, manalı bakışlar. Hasılı, içinden çıkılmaz bir âlem! Onlarn yalnız gözleri, insanın içinde kaybolacağı bir ülkedir. Ve insan bir kere o cazibeye tutuldu mu kurtuluş imkâni yoktur!
Hatta o gözlerin sıcak, yumuşak, tatlı, baygın, şehvani, çekici, yakıcı, hayatı gıcıklayıcı,bayıltıcı,çıldırtıcı parıltılarını ifade etmek bile imkansızdır.
Hayatin bütün zevkleri içinde yasayan bir delikanlı, ihtiyarliginda duçar olacagi seyleri düsününce tüyleri ürperir. Her yasta, o yasin tatlı zevklerini tadarak yaşayınız, insanlık duygularini asagilamayiniz. Cünkü, o tatlı zamanlar bir daha ele geçmez, geri gelmez. İhtiyarlık haşin ve merhametsizdir; hicbir seyi geri vermez, hicbir şeyin tekrar yapilmasina müsaade etmez. Mezar ondan daha merhametlidir; çünkü, orada: "Burada bir adam gömülüdür." kitabesi okunabilir; fakat, insanlik hislerinden ari ihtiyarligin donmuş, asık simasında hiçbir sey okunmaz.