Evlatlar açısından babalık üç döneme ayrılır:
Ilki "Benim babam gibisi yok" dönemidir.
Babamızın her şeyi bildiğini, herkesi yenebildiğini, her engeli aşabildiğini düşünür, buna yürekten inanırız.
Ikinci dönem biraz daha büyüyüp başkalarının babalarıyla tanıştığımız ve kendimizinkiyle kıyasladığımız dönemdir:
"Falancanın babası oğluna şunu almış", "Filanca kızına şöyle davranmış" diye söyleniriz.
Üçüncü dönem "Eksiği, fazlası vardı, ama çok iyi adamdı" dönemidir. Bu cümleyi genellikle bir pişmanlık
ifadesi izler:
"Keşke hayatta olsaydı da boynuna sarılabilseydim, akıl danışabilseydim."