Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantıkla akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak.. Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile,
insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir
ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor
ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm
verilmesi en kolay șeylerden biri zannediyoruz?