Sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız, ocağınızın başıdır. Çünkü açken Ona gelir huzur için onu ararsınız. Dostunuz fikrini söylerken aklınızdan geçen “hayır”dan korkmaz, “evet”i kendinize saklamazsınız. O sustuğu zaman da yüreğimiz onun yüreğini dinlemekten geri durmaz.
Çünkü dostlukta bütün düşünceler, bütün arzular,
bütün beklentiler söz söylenmeden ve övgüsüz bir se-
vinçle doğar ve paylaşılır.Dostunuzdan ayrıldığımzda üzülmezsiniz. Çünkü onun en sevdiğiniz yanı o yokken iyice belirginlik kazanır; tıpkı dağcıya dağın ovadan daha belirgin görünmesi gibi. Dostlukta ruhu daha da derinleştirmekten başka bir amaç olmasın. Çünkü kendi sırtına ermekten başka amaç güden sevgi, sevgi değil ileriye atılmış bir ağdır; bu ağa sadece yararsız şeyler takılır.Siz de en iyi yanlarınızı dostunuza ayırın. Eğer moralinizin bozuk olduğunu bilmesi gerekliyse dostunuzun, bırakın yüksek olduğunu da bilsin. Dostunuz ne içindir ki onu zaman öldürmek için arayasınız? Onu hep yaşanası zamanlarla arayın. Çünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak için vardır, boşluğunuzu doldurmak için değil. Hoşluğunda dostluğun kahkahalar çmlasın, zevkler paylaşılsın. Çünkü küçük şeylerin şebnemiyle sabahına erip tazelenir yürek.
sonra bir öğretmen, bize Öğretmekten Söz Et, dedi.
o da dedi ki: Hiç kimse bilginizin şafağında yarı uyku-
da beklemekte olan dışında bir şey bildiremez size.
Tapınağın gölgesinde, müritleri arasında yürüyen
öğretmen, bilgeliğinden değil, inancından ve şefkatin-
den verir. Gerçekten bilgeyse, sizi kendi bilgelik evine
girmeye çağırmaz, kendi aklınızın eşiğine götürür.
Gökbilimci size uzayı nasıl kavradığından söz ede-
bilir, ama kendi kavrayışını size aktaramaz. Müzisyen
size bütün uzaydaki ritrnin şarkısını söyleyebilir, fakat
size ritmi yakalayan kulağı ve yankılayan sesi veremez.Sayılar bilinıinde hünerli birisi size ağırlık ve ölçü diyarlardan söz edebilir, fakat sizi oralara götüremez.Çünkü bir insanın bakışı kanatlarını bir diğerine ödünç veremez. Tanrı katında her biriniz tek tek bilindiğiniz gibi, Tanrıya bilginizde ve dünyayı kavrayışınızda da her biriniz tek başınıza olmak zorundasınız.