İş, görünür kılınmış aşktır. Eğer aşkla çalışamıyor
ve çalışırken sadece hoşnutsuzluk duyuyorsanız, işinizi bırakıp tapınak kapısında oturmak ve .sevinçle çalışanların sadakalanm almak yeğdir.
Size hayatın karanlık olduğu da söylendi ve siz de
bezginlik içinde bezginler tarafından söylenenleri tek-
rarlıyorsunuz. Ben de diyorum ki bir dürtü olmadıkça
hayat karanlıan gerçekten ve bilgi olmadıkça tüm dür-
tüler kördür. İş olmadıkça tüm bilgiler boşunadır ve aşk olmadıkça tüm işler boştur.
Aşk ile çalışınaca kendinizi nefsinize, birbirinize ve tanrı’ya bağlarsınız. Peki aşk ile çalışmak nedir? Giysinin kumaşını yüreğinizden çekilmiş ipliklerle dokumaktır, giysiyi sevgiliniz giyecekmişçesine. Evi muhabbetle inşa etmektir, içinde sevgiliniz oturacakmışçasına.
Tohumları sevecenlikle ekmek ve hasadı sevinçle kaldırmaktır, meyveyi sevgiliniz yiyecekmişcesine.
Hayatı çalışmak yoluyla sevmek hayatın en derin sırrına ermek demektir. Fakat eğer ıstırap çekerken, doğduğunuz güne lanet edip bedeninizin yükünü taşımayı alnınızın kara yazısı sayıyorsanız, o zaman size cevabım şudur: Yazılanı silecek olan Sadece alın terinizdir.