Hayatımın en anlamsız çağındayım.
Ağlasam bir nedeni, gülsem bir sebebi yok.
Öyle boş,bir o kadar da doluyum ki.
Anlatsam anlatılmaz, içime atsam içime sığmaz.
Kaçsan kaçilmaz, kalsan kalınmaz.
Aslında yol o kadar yakın ki,ama oraya asla varılmaz.
Bazen başka bir yerde daha iyi bir hayat olduğu duygusuna öyle güçlü kapılırdım ki acı çekmemek için başka bir şey düşünmeye bahaneler bulmaya çalışırdım
Freud der ki: “İnsan, karşılaştığı kişilerin kalıntısıdır.” Hayatın akışı içinde bir yerlerde bir şekilde hayatımıza girip çıkan herkesin bir izi kalır hayatımızda. Bu, bazen iyi bazen kötü bir izdir ama kalıcıdır. Kişilik, bu izlerin içinden kendimizi nasıl inşa ettiğimizdir.