Sevdiğim karakterlerin kısa kısa hikâyelerini ve savaştan sonra ne halde olduklarını okumak güzeldi. Bu seride beni büyüleyen en büyük şey velaris oldu. Gerçek dünyamızda biz insanların kalpleri ve düşünceleri o kadar kirlendi ki bırakın velaris gibi bir şehri buna yakın bir köy kasaba bile olması mümkün değil..
Kesinlikle güzeldi ama gereksiz sahnelerle de uzatılmış gibiydi. Tamam savaş zor anladık da bu kadar da oldu mu yok olmadı bu da olsun biraz da şundan diye diye eeeee yeter dedirtti yani. Bazı güçlü karakterler çok sönük kalmış bazı zayıf karakterler de birden kahramanlaştırılmıştı. Bu arada yazar fantastik bir dünyanın kapılarını açsa da, gerçek dünyada ne yazık ki biz kadınların yaşadığı sıkıntıları, aşağılanmaları, bel altı seviyesizce yapılan sözlü saldırıları öyle güzel eleştirip olması gerekeni vurgulayarak olayların içine dahil etmiş ki hikayeyi okurken bu duyarlılığına tebessüm ve teşekkür ettim. Periler diyarında da ataerkil bir topluluk var ve şükürler olsun ki bunun ne kadar saçma ve korkunç olduğunu düşünen muhteşem peri erkekleri de var..