Charlie’nin düşük IQ’lu halinden yüksek IQ’lu haline ve tekrar düşük IQ’lu haline dönüşümünü okuyoruz. Engelli bir birey olan Charlie zeka düzeyini arttıracak bir ameliyat olur ve inanılmaz bir hızla IQ seviyesi artar; öyle ki IQ seviyesi ölçülemeyecek kadar artmıştır, 20 farklı dil bilmektedir ve kendini bekleyen hazin sonu önlemek için araştırmalar yapıp durumu doktorlarından bile iyi analiz edebilmiştir ancak zeka seviyesi arttıkça duygularını da kaybetmiştir. İnsanlarla arkadaşlık kuramaz, empati yeteneğinden mahrum kalmıştır. Zekasının artmasını en çok arkadaş edinmek, sevmek ve secilmek için isterken tam tersi olmuştur. Hikayeyi okurken düşük zeka seviyeli Charlie’ye ayrı, yüksek zeka seviyeli Charlie’ye ayrı üzüldüm ama sanırım en çok üzüldüğüm kendini bekleyen sonu görünce yaşadığı durumdu.
Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte bir mahsur görmezler?
Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.
Keşke unutsam her bir kelimesini ve baştan okusam. Resim sanatının insan duygularını nasıl gerçekçi yansıtabileceğini anlatmış yazarımız ancak kendisi de bir şaheser yaratmış kelimeleriyle. Geçmişte yaşanan bir aşkla bugünün hikayesini anlatıyor roman. Okumadıysanız ivedilikle okumanızı tavsiye ederim.