Hasan

Hasan
@Socratbey
Köklerime
"Bir zamanlar köklere tapardım ben. Şimdiyse kökten çok gövdeye inanıyorum Gövdeden çok dala, Daldan çok dalda salınan yaprağa, Yapraktan çok, solup giden çiçeğe inanıyorum"
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gün karanlık, Güneşi sığmıyor sükut, Sol yanımda iki mağdur bulut, Göğsümde çarpışıyor. Gökyüzüm yağmurlu, Hüznüm sağanak, Sesin diyorum sesin! Nerede o sığanak?
Artık görünmüyor mevsimde hüzün Bulutlar bir garip rüyaya dalmış Ufukta güneşi ağlatan yüzün Bir mültecî gibi tenhâda kalmış Toprak yandı gülüm; çeşmeler zehir Şimdi bilsen de bir, bilmesen de bir...
Duyabilirsen eğer, evren seninle her zaman konuşur, iyi rüyalar ve/veya kabuslar aracılığı ile seni bulur. Sonra bir şey duyman gerekiyorsa eğer mutlaka, biri, aslında ne yaptığından zerrece haberi olmayan dudaklar, onu, kulağına fısıldar. Ve sen yine mi duymazdan geldin, o zaman yaratım evreninde bir olay vuku bulur, bunu da görmezden gelirsen bir olay daha, 'Ben seni uyarmıştım', öyle ise bu da bana ders olsun, aldım kabul ettim.
Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin işığını süzüyor mavi atlasından. Ne aldanış! Bulutların rengi mavi-beyaz mıdır, kurşuni-külrengi mi yoksa?