Hasan

Hasan
@Socratbey
Melankoliye düşen, kendini yalnız sanır; oysa yanyanadır düştüğümüz çukurlar. Birbirimizin ağlamalarını duyarız bazen, yankılar halinde. Echo kulaktan kulağa oynar, birinin acısını bir diğerine fısıldar. Sonra kalkar güne devam ederiz, tüm bunlara arkamızı dönerek. Gülümseriz ve 'iyiyim' deriz ötekilere. Onlar bilirler aslında 'iyiyim' ile 'iyiyim arasındaki farkı. Ama çoğu zaman ses etmezler; sessiz bir anlaşmadır çünkü bu, tarih öncesi zamanlarda tüm ruhlar arasında imzalanmış bir Sessizlik Yemini..
Reklam
Bu gece dağ başları kadar yalnızım. Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından, Dudaklarımda eski bir mektep türküsü karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim gözlerim, gözlerini ariyor durmadan; Neredesin?
Zihnin dehlizlerinde umarsız ve tutarsızca dolanırken rastladı boş karanlığa, bir gece vakti, minik ekran karıncaları zihnini gıdıklarken, suların yükseldiğini gece 4'lere kadar görmezden geliyordu, uyku ile örümcek ağı olmayan bir bağ kurdu, neden yine yorulmadı. Fikirlerle donatılmış masaların ardından bir gece vakti, cırcır böceği sesleri kanatlarını birbirine sürterken, ve sıfatlardan sıfat beğenip bir sonraki cümlenin tam orta yerine minik bir tohum gibi bıraktı.
Kendi ritminde salınırken, aylardan bahar, günlerden hafta ortasına bir gün kala, herkesin yalnızca kendi gibi'liğinin kıyısında kalbimin ortasına bir taş oturttu ama bu bana ait değil, tüm taşları dizip bir kale yapıyorum ve tırmanıyorum en tepesine, kapısı yalnızca içeriden açılsın, anahtar deliği dışarıdan görünmeyen, anahtarın yerini yalnızca beni gerçekten taniyan eller tutsun, ellerimi yalnızca kalbimi öpebilen gözler ağlasın, herkes için bu böyle olsun, frekansımı tut frekansını al, frekansımı kalbine bağla.
Ne diyordu Ozan Ahmet? Bakışına yanmışsan,yakışına bakacaksın. Baktın yanmaya çare yok; İşte o vakit;akışına bırakacaksın
Reklam