mfd

Bir tarafı seçmek, tanımı gereği, kendi tarafımız için zafer, diğeri içinse yenilgi istememiz demektir. Yani taraflar, eninde sonunda biri ötekine boyun eğsin diye mücadele et­mektedirler. İlke ne olursa olsun -tabii hala ilke diye bir şey kalmışsa- Finaldeki yenilgi ve teslimiyet, totaliter bir ilişkiy­le sonuçlanır.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Reklam
Biz katılsak da katılmasak da, halkın seçimini yaptığını bilmek, birisinin seçildiğini bilmek, egemen düzenin seçim sayesinde var olduğu yolundaki inancımızı güçlendirir. Öy­ le bir noktaya geldik ki, yöneticilerin varlıklarını bize doğru­ latınaya ihtiyaçları yok artık. Onların varlığını biz kendimiz doğruluyoruz. Kendilerini yeryüzünde Tanrı'nın temsilcile­ri olarak sunan krallar yok artık. Yöneticilerin eskiden ol­duğu gibi bizi kandırması bile gerekmiyor. Onların oyunu­nu oynamakta, bunu kendimiz gayet güzel yapıyoruz. Yöne­ticiterin yapması gereken tek şey, belli zaman aralıklarıyla, halkın hizmetinde olduklarını, halkın iradesini temsil ettiklerini söylemekten ibaret. Eskiden olduğu gibi hala yöneti­ cilerimiz var. Farklı olan, yasallıklarını Tanrı'dan değil, biz­ den almaları.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Başkalarına özgür­lük sağlamak adına kurduğumuz örgütler, çoğunlukla, ken­di özgüdüğümüzün sınırlarını görme yeteneğimizi kısıtlar; günlük yaşamlarımızda karşılaştığımız sorunlarla ilgiten­mekten bizi alıkoyar
Sayfa 130·Kitabı okudu
iki partiyi birbirinden farklıy­mış gibi gösterme sorunu vardır. İmaj yaratmak, reklam şirketlerinin ve psikologların kullanımı, seçimlerde haya­ti önem taşır. Partiler, kendilerine bir önem kazandırmaya, artık mevcut olmayan bir farklılığı vurgulamaya çalışırlar.
Sayfa 129·Kitabı okudu
bir güzellik yarışmasına katılmamayı ya da onu hiçbir şekilde desteklememeyi seçmek, erkek egemenliği­ni tehlikeye sokar. Erkek egemenliği -sömürüsü- öylesine açıktır ki, yarışmanın adı bile "kadınlar arası güzellik yarış­ması" değil, sadece "güzellik yarışması"dır. Düzenlenen her güzellik yarışması ve seçilen her "kraliçe" , kadının toplum­ daki ikincil rolünü ve güzelliği hiyerarşik, sayısal bir yön­ temle ölçme zihniyetini güçlendirir. Güzellik yarışmalarının ortadan kalkması yalnızca sömürünün bir yüzünü sona er­ dirmekle kalmaz, "güzelliği" standart totaliter bir ölçüm ko­nusu olmaktan da kurtarır. Aynı şey, çok daha geniş bir an­lamda, çeşitli politik sistemler için de geçerlidir.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Reklam