"O mutlu gecelerimde sık sık yaptığım gibi, gene hayalimde Osmanlı tahtına oturmuş, bir devlet sorununu çözmek için hayalimde ki bir budalayı öfkeyle azarlıyordum. Voltaire'nin de dediği gibi, diye azarlamıştım ki hayalimdeki bu budalayı, birden içine düştüğüm durumu hissederek dondum. Hayalimde otuz beşinci padişah olarak Osmanlı tahtına oturur olarak gördüğüm kişi, ben değildim de, sanki Voltaire idi, ben değildim de, sanki Voltaireyi taklit eden biriydi. Milyonlarca ve milyonlarca kulun hayatına hükmedecek, haritada uçsuz bucaksız ve sınırsız gözüken memleketleri yönetecek Padişahın kendisi değil de bir başkası olmasının dehşetini ilk o anda fark ettim. "