"MİNİK BİR TAŞLA NE YAPILIR?
Bir taş aldınız elinize. Bu taşı ne yapardınız? Veya bu taşla ne yapardınız? Bir düşünün, minik bir taşla ne yapılır?
Kimi akvaryuma koyar, kimi süs eşyası yapar, kimi kolye olarak takar, kimi denize atar… Biraz daha zorlayın beyninizi, minik bir taşla başka neler yapılır?
En iyisi çok yormayayım sizi; kimler neler yapmış minik taşlarla birlikte hatırlayalım.
Mesela Davud (aleyhisselam), daha peygamberlikle görevlendirilmediği gençlik yıllarında minik bir taş alıp sapanına, fırlatmış dev Calut’un alnının ortasına. O minik taş, yenilemez sanılan Calut’un sonu olmuş.
Mesela İbrahim (aleyhisselam), oğlunu kurban etmeye giderken şeytan çıkmış karşısına, kanmamış oyununa, taş atmış ona. Şeytan yanından kaçmış, yüzyıllardır hacılar da O’nun taklidini yapmış.
Mesela ebabil kuşları, minicik gagalarında taşıdıkları taşlarla koca fil ordusu ile Kabe’yi yıkmaya gelen Ebrehe’yi nasıl da hezimete uğratmış.
Ebubekir (radıyallahu anh) Allah Teala’nın hoşuna gitmeyecek bir söz söylemekten korktuğu için ağzına taş koymuş, konuşmadan önce tefekkür edip ağzındaki taşı çıkararak konuşmuş.
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabı açlığın ağrısını hafifletmek için karınlarına bağlamışlar taşları.
Filistinli bir çocuk, koca tankın karşısına geçmiş; eline aldığı minik bir taşla, tankın içindekilerin yüreklerini titretmiş.
Şimdi tekrar düşünün. Elinize aldığınız minik bir taşla ne yapardınız?
Karşımızda Calut, Ebrehe veya tanklar yok diye mi almıyoruz elimize taşı? Peki şeytan ve onun isim ve cisim değiştirmiş dostları da mı yok bir taş atacak?
Hadi bir taş alın elinize ve atın şeytana ve şeytanlaşmışların yüzüne. Ne kendinizi ne de elinizdeki taşı küçük görmeyin sakın! O taşı ne için, kim için attığınıza bakın. İlla taş olmasına da gerek