Öyküde, günlük 16 Kasım Cuma gününden başlayarak 10 Aralık Pazartesi gününe kadar yirmi beşer günlük bir zaman zarfının içinde iki ana karakterin öyküsü başlamış ve bitmiştir, Çift
sayfalarda yani kitabın sol sayfaları anlatıcı erkek karakter Ekmel Bey'in günlükleri; tek
sayfalarda ise anlatıcı kadın karakter Derya'nın günlükleri yer almıştır.
Ayfer Tunç, kaleme aldığı bu eserinin yapısı için şunları dile getirmiştir,
"Ister önce Ekmel'in hikäyesini okur bitirirsiniz yani sadece sol sayfaları ya da
önce Derya'nın hikayesini okursunuz yani sağ sayfaları, Isterseniz de karşılıklı okursunuz,
Çok okuma önerisi sunan bir hikaye olsun istedim, Çünkü ben de yazarken öyle yaptım.Kimi zaman arka arkaya, kimi zaman karşılıklı yazdım" (Ayfer Tunç'la Söyleşi, Milliyet 2003)
Ekmel Bey avukatlık mesleğini bırakmış, karısından, kızından ve insanlardan uzak,
iletişimini koparmış, yalnız, mutsuz ve bunalımlı bir tiptir. Kendini korunaklı hissettiği yer olan babasından kalma evde, gündelik yaşayışlarını ve geçmişini anlatır.
Günlüğünün başlangıcında ölümle bir pazarlık içine girer, günlük tuttuğu defterin sayfaları bittiğinde ölümünün de geleceğini düşünmekte ve istemektedir Ekmel beyin anne ve babası arasında ki sevgisizlikte çarpıcı bir şekilde anlatıda dile getirilmiştir. Annesi tarafından babasına karşı olan bir sevgisizlik söz konusudur. .Derya ise otuz yaşlarında eşinden aynılmış, yalnız yaşayan, hayatının merkezine abisini alan bir kadındır. Yıllar önce abisinin Suzan adındaki
sevgisiyle olan ilişkilerine kıskançlığıyla engel olduğu için pişmanlık duymaktadır. Suzan'ı
hem sevmiş hem de abisini paylaşamamıştır. Abisi de Suzan'ı yıllar önce bırakmış başka bir
kadınla evlenmiştir. Abisinin karısını sevmemiş, kendisinin de abisinin de Suzan'a haksızlık ettiğini düşünmüştür.