Gene bir iş mülakatında olduğunuzu ve size ne kadar ücret talep ettiğinizin sorulduğunu var sayın. Hemen, deneme kabilinden “Otuz beş bin dolar olur mu?” derseniz, karşınızdaki pazarlıkla bunu daha aşağı indirmenin mümkün olduğunu anlayacaktır. Susup, size hiçbir cevap vermeden “Şaka mı yapıyorsun?” der gibi kaşlarını yukarı kaldırıp bekleyecektir.
Bu tepki karşısında gerileyip zayıf bir sesle, “Burada çalışmayı gerçekten istediğim için otuz bini de kabul edebilirim” demeniz pekâlâ mümkündür. Ya da talebinizi haklı göstermek için, “Eski işyerimde aldığım para da bu kadardı” ya da “Başka firmalarda benzer görevde bulunanlar da bu kadar alıyorlar” türünden şeyler söylemeye başlarsınız. Telaşınız kesinlikle daha azına razı olacağınızın açık bir göstergesi olarak yorumlanacaktır.
Bunun yerine, “Otuz beş bin” yanıtını kendinizden emin bir sesle telaffuz eder ve cümlenin sonuna nokta koyarsanız, talebiniz adil bir talep olarak algılanacaktır. Eğer görüşmeci hiç bir şey söylemeyip sizi sınamayı denerse, görünümünüzü muhafaza edin. Deneyimli görüşmeciler, basınç altında suskun kalma yeteneğinin, firmalarına kazandırmada yarar olan güçlü bir karakterin ve olgunluğun göstergesi olduğunu iyi bilirler.
Wilde bir kitabında karakterlerinden birini şöyle tarif eder: “Hiçbir şey söylememek gereken psikolojik anı çok iyi bilirdi.” O nedenle, ağzınızı açmadan önce, söylemek istediğiniz şeyin sonra dönüp hayalet gibi sürekli yanınızda dolaşmasının mümkün olup olmadığını bir düşünün. Dönüp size vurma olasılığı varsa sözünüzü kendinize saklayın.