"Radiohead' den" bangır bangır "No Surprises" şarkısını dinliyordum. Bence herkes bu şarkıyla kendi kaderini yazabilirdi. Yolda yürürken, herkesten ne kadar farklı olduğumu düşünüp kendi "başarı hikayesi filmimi," yüksek çözünürlükte gözümde canlandırıyordum.
Kendime bir Güç Veren Şarkılar Listesi hazırlamış, coşku ve cesaret veren bütün şarkıları kaybetmiştim. İnsanlar boşuna savaşa marş söyleyerek gitmiyordu.
Claude mutsuzluğun panzehrinin ne olduğunu da söylemişti: Her gün sahip olduğum her şey için minnettarlığımı dile getirmeliydim. Artık her sabah hayata şükrederek uyanıyor ve her akşam yine şükrederek yatağa gidiyordum. Sağlıklı bir çocuğa sahip olduğum için, barınacak bir evim olduğu için, barış içinde bir ülkede yaşadığım için şükre ediyordum. Beni seven ve destekleyen bir eşim olduğu için şükrediyordum. Hatta daha önemsiz şeyler için bile şükretmeye alışkanlık haline getirmiştim: sabah dumanı tutan bir fincan kahve için, ailemle paylaştığım elmalı turta için, gölün üzerinde parlayan güneş ışıkları için…