• Eğer bir konuda kabiliyetimizi geliştirmek istiyorsak, yapmamız gereken tek şey, başkalarının bu konudaki becerilerini dikkatle izleyerek, edindiğimiz bilgileri kendi tecrübe dünyamıza aktarmaktır.
• Ayna nöronları, alıştığımızdan çok daha hızlı ilerleme kaydetmemizde yardımcı olur.
• Tabii ki bu ilerlemeler eyleme dönüştürülmelidir.
Ayna nöronlarının yaptığı "ilk adımı" atmaktır.
Sonuçta nasıl biri olacağımıza biz karar veririz. İçimizde duyguların her çeşidi bulunmaktadır. Barışçıl, sevecen, nazik, şüpheci, kıskanç, dengesiz ya da kararsız olabiliriz. Örneğin, karşımızdaki kişi, bize sevgi dolu ve anlayışlı yaklaştığı zaman biz de yumuşak huylu ve sevecen bir hal alır ve içimizde bu duyguları hissederiz. Hem öfke hem de sevecenlik, her iki duygu da içimize yerleştirilmiştir. Aksi takdirde bu enerjiden etkilenmemiz mümkün olmazdı. Hangi titreşimi harekete geçireceğimiz, her zaman bize bağlıdır.
Rezonans Kanunu
• Her şeyi birbirine bağlayan bir enerji alanı mevcuttur.
• Bu enerji alanı, bizim rezonans alanımızla iletişim halindedir.
• Rezonans alanımızı, duygularımızın diliyle, düşüncelerimizin enerjisiyle ama öncelikle inançlarımız vasıtasıyla oluştururuz.
• Bahsettiğimiz bu alanı, kalp auramızla, DNAlarımız aracılığıyla ve düşüncelerimizin gücüyle yayarız.
• Aynı, zaman gibi mesafenin de rezonans alanı için hiçbir önemi yoktur.
• Rezonans Kanunu sayesinde her şeyle ve herkesle yakın temastayız.
• Bizimle uyumlu titreşen her şey ve herkes, ister istemez etkimiz altına girer.
• Bizimle uyumlu titreşen her şey, karşı koymaksızın hayatımıza çekilir.
• Aynı şekilde biz de aynı frekansta titreştiğimiz diğer rezonans alanlarının çekimine gireriz.