Kul bir şeyler öğrenmek isteyince Allah tüm mahlukatını seferber ediyor bu uğurda.
...
Evet Allah vesilelerle öğretiyor yahut sebeplerle can yakıyordu.
"Ey Celal Abbas! Yiğitlik nedir, bilir misin?"
Abbas sükunetini bozmuyordu ama ağabeyi ısrar etmişti. Bir şeyler söylemesini istiyordu. Abbas cevap vermekten kaçınamayacağını görünce " Şunu bilirim ki; Ali gibi yiğit yoktur" deyiverdi.
"Lâ Fetâ İlla Ali."
Konuşarak anlaşabilene kadar herkes fıtrat üzere yaşıyordu. Lakin dillenip işittiklerini idrak etmeye başlayınca, kişi çevresinin evladı oluyordu. 'Beşer' denen bu şaşkın yolcu, öğretilmiş kültürün ve tecrübe ettiği yargıların hükmüne giriyor, uzunca bir zaman sonra kendisini bulmaya başladığında yeniden o asli fıtratına dönebilmenin yollarını arıyordu.