Ahmet Turgut

Ahmet Turgut

Yazar
8.6/10
332 Kişi
·
935
Okunma
·
91
Beğeni
·
4.453
Gösterim
Adı:
Ahmet Turgut
Unvan:
Yazar
Doğum:
Malatya, 1975
Ahmet Turgut (d. Kasım 1975, Malatya) Türk yazar. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya'da tamamlamıştır. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü'nden 1998 yılında mezun olmuştur. 2004 yılana kadar Rusya, Romanya, Almanya ve Türkmenistan'da uluslararası inşaat projelerinde çalışmıştır. 2005 yılından itibaren Ekmek Teknesi, Ayrılık, Eşref Saati, Kurtlar Vadisi televizyon dizilerinde ve Kurtlar Vadisi Irak, Kurtlar Vadisi Gladio sinema filmlerinde hikaye ve araştırma gruplarında yer almıştır. Türk ve dünya atçılığının konu edildiği Asaletin Dört Nalı isimli belgesel serisinin metin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmıştır. Halen Kurtlar Vadisi Pusu televizyon dizisinin yazım grubundadır.Ahmet Turgut evli ve iki çocuk babasıdır.
"Mülk elinde olan Allah ne yücedir. O'nun gücü her şeye yeter. Daha iyi ve güzel işler yapanı sınayıp belirlemek için ölümü ve hayatı yaratandır O."
Eğer bir insan dua etmeyi bırakmışsa kendi kendisine yettiğini düşünmeye başlamıştır. Bu hadsizliğin sonu şirke değin uzanır...
"Eskiden nehirler deryalara akarken şimdi kör dereler bile ummanları ayağına çağırıyordu."
Ahmet Turgut
Sayfa 4 - Kapı , 19. Baskı
Zemzem; " Alçak sesle konuşmak" demekti. Onu içenler seslerini kısarlar ve ağızlarından çıkan kelamın kem kulaklara gitmesinden çekinirlerdi.
506 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
‘’Hz. Hüseyin'in mübarek başının nereye defnedildiğini hâlâ tartışıyor Müslümanlar. Medine'de Bakî Mezarlığı'na, Necef'te babasının yanına, Kûfe dışında bir yere, Kerbelâ'da cesedinin konulduğu yere, Rakka'ya, hatta Kahire'ye... Hayır, hayır, doğrusu, Hz. Hüseyin'in mübarek başının mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanların omuzlarının üstünde olduğudur.’’ Peygamberin Aynaları / Ali Ural

Bu paragrafı okuduğumda karar verdim Kerbela okumalarıma. Sevgili Cem Eren’in tavsiyesiyle okumaya başladım Ahmet Turgut’u. Zaten kütüphanemde 7 yıldır beni bekleyen bu kitabın ismi ve kapak resmi bana biraz arabesk gelmişti yıllar önce. Sebepsiz önyargımla bu güzel hazineden mahrum kalmışım yıllarca.

Bilmiyordum ben; Şam ve civarındaki camiilerde yıllarca her namazdan sonra Hz. Ali’ye ‘’Toprağın Babası’’ manasına gelen ‘’Ebu Turab’’ künyesiyle topluca küfredildiğini ve bununla ilk olarak kendisine hitap edenin de Resulullah (sav) olduğunu, Yezidin Hz. Hamza’yı öldürten Hind’in torunu olduğunu, Muharrem ayında tutulan matem oruçlarının mahiyetini….

Bilmiyordum Efendimiz’i bizzat görüp tabii olmuşken, o rahmet kaynağından nasiplenmişken... Peygamber torunlarına reva görülen zulmü yapanların aynı zamanda kıldıkları namazın tahiyyatında Peygamber ehline salavat getirdiğini????

Defalarca sordum kendime, nasıl olur bu zulüm? Nasıl yapabilirler aynı secde ehli? Hatta her su içişimde sordum kendime bunu. Vicdanlar nasıl sustu diye sordum defalarca??
Cevabı yine kitapta buldum :"Unutma! Nefis ister, akıl gerekçe bulur, vicdan aklar. Ama sen kaçsan da Allah hesap sorar."

Tekrar tekrar, sakin bir ortamda, sukünetle ve tefekkür ederek okunması gereken bir yazar Ahmet Turgut. O kadar çok not aldım, o kadar çok düşündürdüğü cümleler oldu ki.

‘’Doğru soru ilmin yarısıdır ‘’ diyor kitapta ve arkası kesilmek bilmeyen hakikatli soruları sıralıyor yazar. Sonra devam eden sayfalar arasında veriyor soruların cevabını okuru düşündürdükten sonra. Kaç gece bu sorularla yatıp, bu sorularla uyandım.
Mesela düşünmek isteyen okurlara kitaptan bir soru;))
"...Dost dediğin sadece almaz. Yegane derdi kendi ihtiyacı olanlar dost olamazlar. Allah, ceddimiz İbrahim Aleyhisselamı kendisine Dost seçmişti. Her dem alıcı olmayıp kendilerinden bir şeyler verenler dost olabiliyorsa peki, İbrahim Halilullah ne vaat etti Rabbine?" ??????

Meal okurken 'zulüm' kelimesinin ne çok tekrar edildiği dikkatimi çekmişti. Nefse, hakikatlere, yaratılanlara, kainata zulüm de var elbet ama. İnsanın insana yaptığı zulüm??? Sonra tefekkür ettim günlerce. Peygamber Ehline bile yapılan zulüm, evliyalara, alimlere, çocuklara, masumlara, her devirde, dünyanın her yerinde.. Hep var zulüm de zalim de... Kırılmaz zincirin halkaları misal...
Sonra kitaptaki bu cümle nokta koydu aklıma.

‘’ Saflığı arayan gönüller ve hakkaniyete bakan vicdanlar inşa etmeden hak aramak zulmü ortadan kaldıramıyordu. Nitekim asırlardır her fırsatta dünün mazlumları yarının zalimleriyle yer değiştirmekteydi. Çoğu insanın adalet ile intikamı birbirine karıştırması da bunu göstermiyor muydu?’

Son olarak bu kitaptan gönlüme emanet cümleleri yazmak istiyorum müsadenizle;
‘’Şüphesiz ki Allah; dünün, bugünün ve yarının Rabbidir...’’
‘’Sahibine Bırak…’’
‘’Allah ile aldatma!’’
‘’Zira başkalarından korkanlar, Allah'tan korkmayı unuturlar.’’

Yakınlarda okuduğum bir duayla bitireyim müsadenizle;
''Demime damarıma karışacak her çeşit zulümden ve haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan uzak tut bizi, ey Rabbimiz..''

Selamlar, sevgiler, saygılar, hürmetler...
506 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kerbela olayını akıcı olmasada mübalağalı anlatan bir roman.Hz. Hüseyin tarafından yorumlanan kuran ayetleride ayrı güzellik katmış. Okumak bilgi amaçlıda olsa sıkılmadan okunası bir ktap.
440 syf.
·44 günde
Değişikti evet çok farklı geldi.Korkmayın size çok derin bir inceleme yapmayacağım.
Kitaptan pek çok şey öğrendim,hatta sayesinde birçok ayeti de aklıma sabitledim(mini bir meal)Din içerikli Bir kitap değil yanlış anlaşılmasın.Türklere gönderilen bir peygamber ama Türk anane ve göreneklerini de asla elden bırakmayıp o kadar güzel bilgiler veriyor ki mesela , şamanizmle gök tanrı dininin (tengricilik) aynı olmadığı. hatta kitap türklerin şamanizmden tengricilik'e geçişini bile anlatıyor ve tamda ben Şamanlık hakkında yeni yeni araştırmalara başlamışken.Hala devam eden bazı geleneklerin ,kullanılan birçok kelimenin nasıl ve nedenini anlatıyor ve öğretiyor çaktırmadan bir öğretmen edasıyla.
Ve bu kitap en çok satanlar listasindeymiş geçmiş yıllar da , şaşırdım.Yoo kitap kötü,dili anlatımı bozuk,sıkıcı asla diyemem.Birseyler eksikti,kitap alıp beni doruklara çıkarmadı,Hadi şimdi nolacak bakalım deyip de kitabı elimden bıraktığımda bana senaryolar yazdirtmadı.
Okuduğuma memnun oldum.Bilgilendim fazlasıyla.
440 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı okuyana kadar kurgu da olsa bir Türk peygamberin olabileceğini hiç düşünmemiştim.Tarihi kurgusu,şamanlıkta ki beylik düzeni ve bilmediğim bir çok alışkanlığımızın atalarımızdan bu güne kadar geldiğini öğrenmiştim...Yazarın okuduğum ilk kitabıydı...
440 syf.
·34 günde·Beğendi·10/10
Türk tarihi bir hikayeye ancak böyle güzel uyarlanabilirdi... Çok değerli bir öneri üzerine başladığım bu yolculuk beni benden alıp bozkırın kalbine sürükledi resmen... Aşena'dan gelen yüce soyumuz var olsun! Gök girsin, kızıl çıksın!!!
440 syf.
·7/10
Zaman zaman anlatımların sıkıcı geldiği yerleri olsada bütünü itibariyle kitaptan hoşlandım. Özellikle ön-Türklere ilişkin bilgilerin bulunduğu bölümler epeyce ilgimi çekti.
"Gelmişmidir bozkırdaki Yafes'in torunlarına bir Öktem artık Allah bilir."
576 syf.
·4 günde·Beğendi
Kurtuluş Savaşı yıllarında Gazze ve Kudüs de görev yapmış subay doktor, Faruk Hikmet ve İsviçreli Yahudi bir baba ile Hristiyan bir annenin çocuğu Hristiyan Rachel'in hayatları ama daha çok iç alemlerine yaptıkları seyahatler.

Rachel Viyana'da okurken gönlünü kaptırdığı Johann ile ailesinin rızası olmadan evlenir. Ailesiyle barışmak için onların yanına gider ailesi tarafından affedilmedigi için de çok fazla kalmadan Viyana'ya döner. Fakat kocasını çok sevdiği arkadaşı Ester'le beraber görünce onu da kaybettiğinin farkına varır. Ve aldatmanın verdiği öfke ve sinirle bebeğini de kürtaj yaptırır. Rüyalarının peşine düşüp Kudüs 'e Meryem Ana'nın yanına gider. Tüm bunlar yaşanırken yazar bir çoğuna vakıf olmadığım Hristiyanlık hakkında epeyce bilgi vermiş.

Diğer taraftan Faruk da iç aleminde ki çekişmeleri, hayatını ne için yaşaması gerektiği hakkında gerek yaptığı tefekkürler ve gerekse bu konuda fikir alışverişinde bulunduğu insanlarla olan muhabbetinlerinde ki bilgiler İslamiyet hakkında insanı derinlemesine düşüncelere sevkediyor.

Ve yazarın özellikle bazı ayetlere yaptığı tefsirler ufuk açıcı olmuş.
Yine mesela Veysel Karani'nin Medine'ye kadar gelip Efendimiz (s.a.v)'i görmeden geri dönüşünü de çok farklı yorumlamış.

Ezcümle bazen özellikle Hristiyanlık hakkında yapılan açıklamalar olan bölümler biraz sıkıcı gelse de okunup üzerinde uzun uzun düşünülebilecek bir eser olmuş. Çesitli sebeplerden dolayi biraz hızlı okudum yavaş yavaş sindire sindire okunursa daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
Keyifli okumalar.
506 syf.
·9/10
Bu kitap bir roman deģil biyografidir önce bunu söylemekte fayda görüyorum zira bahsi geçen olaylar yaşanmiştir. Allah her kulunun imanini sinar bu kimine göre ağirdir kimine göre hafif ancak en büyük çileleri de Allah en yakinlarindakine nasip etmiştir. Bu kitabi okursaniz halinize şukretmemeniz mumkun degildir. Ayrica samimi olarak okursaniz kesinlikle ağlayacaksiniz
440 syf.
·19 günde·Beğendi·8/10
Huylarimiz, ağzımizdaki dişlere benzer diyordu Öktem. Tanri'nin bahşettiği nimetleri öğütür, bedenlere gıda olmalarini sağlar. Ancak huylar bir kez bozulunca çürümüş dişler gibi cana eziyet eder. Kişi-evladinin varligina hastalik karar. Tipki gipta etmenin zindelik vermesi ama hasetligin güçsüz düşürmesi gibidir bu. Sabretmek direncini artirir, miskinlikse bitirir bedenini. Açıksözlü olursan güven uyandirirsin, patavatsizsan kimse istemez seni. Üstelik çürüyen disler, bir zaman sonra yanindakileride bozar. Onlari iyilestiremiyorsan cektirmen gerekir. Birak ki o çürük dişini, bu isi bilen biri ceksin. Acilarina da yanma sakin. Şukret çürüklerini cekene. Bil ki bunu yapan senin iyiliğin icin, seni cokca sevdigi icin acilarini gormezden geliyor. Yoksa kör degildir disini ceken. Sizi nedir, aci ne? O da bilir; en az senin bilip de tattigin kadar...
506 syf.
Hz.Hüseyinin hayatini ve kerbelaolayini anlatiyor Nasil müslümanlarin birbirine düşürüldüğü, insanlarin zor zamanlar geçirdiğini bunun için
Hz.Hüseyinin hangiönlemler aldiğini ve sehit oluşunu anlatiyor
Kitap baştabiraz karişik ama seveceğinizi umarim İYİ OKUMALAR

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Turgut
Unvan:
Yazar
Doğum:
Malatya, 1975
Ahmet Turgut (d. Kasım 1975, Malatya) Türk yazar. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya'da tamamlamıştır. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü'nden 1998 yılında mezun olmuştur. 2004 yılana kadar Rusya, Romanya, Almanya ve Türkmenistan'da uluslararası inşaat projelerinde çalışmıştır. 2005 yılından itibaren Ekmek Teknesi, Ayrılık, Eşref Saati, Kurtlar Vadisi televizyon dizilerinde ve Kurtlar Vadisi Irak, Kurtlar Vadisi Gladio sinema filmlerinde hikaye ve araştırma gruplarında yer almıştır. Türk ve dünya atçılığının konu edildiği Asaletin Dört Nalı isimli belgesel serisinin metin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmıştır. Halen Kurtlar Vadisi Pusu televizyon dizisinin yazım grubundadır.Ahmet Turgut evli ve iki çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 91 okur beğendi.
  • 935 okur okudu.
  • 48 okur okuyor.
  • 347 okur okuyacak.
  • 25 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları