#aşkınelçisi #ahmetturgut #kerbelaserisi
Kerbelâ Serisinin ikinci kitabıdır Aşkın Elçisi. Babası İmam Hüseyin'den sonra İmamlığı devralarak ümmeti aydınlatmaya nail olan İmam Ali Seccad ve Seyyide Zeyneb'in yaşadıklarına yer veriliyor kitapta.
"Bu roman her biri Hz. Fatıma Yürekli Peygamber Ciğerpârelerine ve onların kanla, gözyaşlarıyla yazdıkları Kerbelâ Destanına bir selâmdır. Gök kubbede bâki kalacak olan elbette onların sedasıdır."
Ahmet Turgut.
"Ey güzel! En Güzelden neşet bulan güzel!
Gel! Gel ki; Yakub'un gözyaşı dinsin!
Ey güzelliğine bin Yusuf'un kurban olduğu Habib'in Canı!
Gel! Gel ki ; Yusuf nasıl sevilirmiş, öğrensin Züleyha!..."
" Gel!..." muştusu erişmişti cana. Gayrı sevenin Ben'i de, sevdiğinin, Sen'i de yok hükmündeydi. Ben ve Sen ile beliren ikilik aradan çekildikçe "Hû" kelâmı kâinata ritim vermekteydi. Vuslat gecesinde aslına râci olana da " O" diyorlardı ya ; selâm durmuştu yıldızlar, ay ve güneş...
"O geliyor, O!...
Ceddinin Reyhanı, Zehra Gülü.
Toprağı Haydar' dan olan geliyor.
Açılsın yedi kat semâ!..
Müctebâ'nın İncisi, Hüseyin'in Mercanı
Rabbine Kurban ahdine sadık âşık geliyor!.."
Kerbelayı daha iyi anlamak isteyenler mutlaka okumalı ... peygamber soyuna yapılan zulmü ve haksızlığı görmek isteyenler için muhteşem bir eser... her gün aşura her yer kerbela
Hz.Hüseyin'in şehadetinden sonra Kerbela'da sağ kalan canların hikayesi anlatılıyor.Aşkın Şehidini okurken hissettiğiniz acılar yüreğinizi yakmaya devam ediyor.İnsanın aklı almıyor Peygamberin ciğerparelerine bunlar nasıl yapılır diye.
Kitabı bitirdiğinizde şunu fark ediyorsunuz,Emeviler döneminde dine zarar veren uygulamalar ve kişiler günümüz İslam dünyası ile o kadar benzer ki.İnsanlar çok kolay kandırılmış, onların dini duyguları üzerinden oyunlar oynanmış.Biz müslümanlar ne çekiyorsak cehaletten çekiyoruz galiba.
Ne diyelim Yüce Allah cehaletimizin felaketimiz olmasından ve uydurulmuş dinden korusun bizleri.
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
çok fazla edebiyat var, bu kadar edebi laflara girmeden daha kısa bir şekilde anlatılabilirdi. Ayetler ve kavramların üzerinde çok duruyor, tefsir okumak isteseydim zaten alimlerin tefsir kitabını okurdum.
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
Şehit edilen Hz Hüseyin'in kesilen başı ve Allah'a asi olanlara boyun eğmeyen ailesinin şam'a getirilişini uzun uzun anlatırken onların diliyle Kur'an'ı tefsir etmiş yazar. Çektikleri çileleri sanırım Dünya üzerinde kimse çekmemiştir. Muaviye ve oğlu Yezid'in nasıl Müslüman oldukları merak konusu oldu benim için nokta böyle zulümler yapanlar için onlar asap'tan da diyerek savunmak da pek içime sinmedi. Doğrusunu Allah bilir. Zevkle çok kısa sürede okudum.
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
Nasıl anlatsam??? Nereden bulsam yaşanılan acının tarifini anlatacak kelimeleri??? İçim yandı, kül oldu ciğerim…Dünya işte, dünyalık peşinde olanlarla dolup taşmış, tıpkı bugün yaşayanların hali gibi…
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
Hüzünlü başladı ama görünen hüzün geleceğe bir haber. Kitabımız ruhumda ayrı bir oda açtı sanki, kah çöllerde dolaştırdı, kah yüreğimde birşeyleri hareketlendirdi. Gittim, geldim, aldım nefesi en derin sahralarda. Vefalı birisi zannederdim kendimi, gördüm ki benimkisi vefanın taklidi idi, içinde samimiyet olmayan, sonra utandım kendimden ben böyle mi yaşamalıydım,ters geldi yüreğimdeki cümlelere. Mesele sadece sevmek değilmiş, mesele sevipte devamlılıkmış. Kitap okurken bir ara daldı gözlerim sonra samimi yaklaştığım aşkın elçisi kitabı, açtı bana yollardan birini. Gezdim çölde kırbaç yedim, ağladım ama hissettim belki de Al-i Muhammed'in vefasını.Selvi boylum al yazmalım filmindeki, Sevgi neydi sözcüğü belki burdan alınmıştı. Ve ama sevgi yetmemiş vefa da gerekliydi. Selvi boylum al yazmalım filmi aslında hüzünlü bitmiş gibiydi ama doğrusu buydu. Sevgi Vefa idi. Farkettiyseniz zulmünden hiç bahsetmedim Yezid'in. Çünkü İmam Seccad ve muhsineler( Zeynep anamız, Fatma anamız, işte onlar Hz. Ali'nin, Hz. Fatımanin, aynılarıydılar. İsimlerini en güzel şekilde taşımışlardı. En güzeli de Hz. Muhammed efendimizi en güzel şekilde temsil etmişlerdi ) hiç beddua etmemişlerdi. Çünkü onlar Taifte taşlanan ve sonra helak edilmesi gerekirken belki burdan İslam ile şereflenen birileri çıkar diye müsade etmemişti Resulullah. İşte bu ruh ile bakmışlardı meseleye. Onlar buna zulüm olarak da bakmamışlardı aslında. Onlar en güzeline sığınmışlardı. Hikayenin sonu yoktu. Hikaye kendi içimizde devam edecekti.... Allah selametler versin...
Kitap, Kerbela üçlemesinin ikinci kitabı olarak kaleme alınmış. İlk kitap Medine'den Kufelilerin davetiyle Hz. Hüseyin yönetiminde yola çıkıp Kerbela'da Yezid'in askerleri tarafından Kufelilerin gözleri önünde Ehli Beytin katledilmesiyle sona eriyordu. Bu kitapta Ehli Beytten geriye kalanların yaşadıkları acımasızlıklara şahit oluyoruz.
Hz. Hasan'a ihanet eden Kufeliler yine yanıltmayıp Hz. Hüseyin'e de ihanet ettiler. Hz. Muhammed'in soyuna yapılan bu gaddarlık, vicdansızlık, vahşilik Müslüman olmayanların da yüreğini titretecek derecede ağırdır. Yaşananlar belli bir kurmaca dahilinde ele alınsa da kurmacanın temelini oluşturan tarihi gerçeklik okurun ruhunu fazlasıyla daraltıyor. Hz. Osman'ın halifeliği döneminde devlet yönetiminin kritik yerlerine geçen Ümeyyeoğulları Hz. Osman'ın öldürülmesinden sonra demokratik hilafeti saltanata dönüştürme mücadelesine girişmişlerdir. Hz. Ali'nin hariciler tarafından öldürülmesinin ardından Muaviye ile sulh yapan Hz. Hasan Muaviye tarafından zehirlenerek öldürülmüştür. Türlü entrikalarla İslam devletini ele geçiren Muaviye, devleti kendi soyunun malı haline getirmiştir. Ehli beyte karşı kin ve nefretini cuma hutbelerine kadar taşımış Hz. Muhammed'in soyuna küfürler edilmiştir. Siyasal islamın vücut bulmuş halidir Muaviye ve oğlu Yezid... Hz. Hasan'a verdiği sözü tutmayan Muaviye ayyaş ve sapkın oğlu Yezid'i kendi yerine emir tayin ederek ölmuştür. Yezid Kufelilere ve askerlerine kerbelada tüm peygamber soyunun erkeklerini biri hariç katlettirmiştir. Hz. Hüseyin'in kesik başı Irak'tan Şam'a kadar türlü hakaret ve aşağılamalar ile sergilenmiştir.
Kerbela'da katledilen peygamber soyundan geriye kalanlara yapılan zulümler bu kitabın ana konusunu oluşturuyor. Her zulme ve aşağılamaya karşı Kur'ani bir ahlakla karşı duran peygamber
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
Aşkın Elçisi Kerbela serisinin ikinci romanında Hz.Hüseyinin şehadetinden sonraki zaman dilimi anlatılmış yazarımız her zamanki gibi içten ve samimi bir dil kullanarak yazdıklarını okuyucuya hissettirmeye çalışmış bunuda başarı şekilde aktarıyor.
Tarihe baktığımız zaman zulmün karşısın da duranlar her zaman olmuştur bunlardan biride Hz.Hüseyinin kız kardeşi Zeyneptir her ne kadar Yezidin sarayında esir olsalarda Yezidin sarayını başına yıkan insandır İmam Hüseyinin kardeşi.Bakın ne diyor Yezide:
Din Gününün Sahibi olan Allah, kimsenin hakkını kimsede koymaz. Bilirim; mazlumların hakkının alınacağı gün, zâlimlerin zulmünden daha çetin geçecek. İşte o gün, bizim hakkımız da kimsede kalmayacak. Oğullarımızı boğazlayıp kızlarımızı esir edenlerle hesaplaşmak ancak Onun şanındandır. 'Bedir deki dedelerim beni görselerdi!' demek yerine; 'Keşke hiç yaşamasaydım!' diyeceğin günler gelecek.
Ey Muaviye'nin Oğlu!..
Hesabın sadece ahirette sorulacağını zannetme! Seni bu makama oturtanlar yakında görecekler; asıl bedbaht kimdir ve kimler kötü bir akıbete sahipler...
Şunu da asla unutma! Allah kullarına zulmetmez. Her kim bir zulüm içindeyse ancak kendine eder. Bil ki; senin aklın çok zayıf, düşüncelerinse bulanıktır. Ömrün tamam olduğunda etrafındakiler dağılacaklar. Ve kâinatın her yerinden; “ Allahın laneti zâlimlerin üzerine olsun!" diyerek seslenecek melekler...
Ey Ceddimin Risâletine nankörlük eden adam!..
Onun kızlarını nasıl çarşı pazar teşhir edersin? Şunu iyi bil ki; bu yaptıkların sana ne insanların nazarında, ne de Allah'ın indinde büyüklük kazandırmaz. Ne de bizim Rabbimize olan yakınlığımızı azaltabilirsin...
Birde babasını sürekli halasına Soran Rukiyye vardı
Usul adımlarla sepete yaklaşan Rukiyye neler olacağının farkındaydı sanki. Elini atıp sepeti açmazdan evvel herkesle
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
İlahiyat mezunu biri olarak islam tarihine yönelik okumalarımın ilahiyat fakültesinde okuduklarımla sınırlı kalması gerçekten çok utanç verici. Kitabı bitirdikten sonra hissettiğim buydu. İlk kitapta az çok bildiğim olaylar işlenmişti. Bu kitaptaki detaylar beni hayretten hayrete soktu. Ehli Beyt’e camilerde rutin şekilde beddualar edilmesi dehşetti. Hele Kerbela’dan kalan masumlara ki çoğunluğu kadın ve çocuk, acımasızca eziyetler, hakaretler, işkenceler….
Efendimizden bu yana çok uzun yıllar geçti bu yüzden insanlar islamdan bu denli uzaklaştı diye düşünürken daha o dönemde bile bu derece vahşileştiklerini görmek üzüntü verdi bana. Kitabı okurken uzun uzun detaylardan ara sıra sıkılmış olsam da ki bu benim hatamdır gerçekten üzerinde durulması düşünülmesi gereken bir kitap oldu benim için.
Aşkın ElçisiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2012545 okunma
Ahmet Turgut (d. Kasım 1975, Malatya) Türk yazar. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya'da tamamlamıştır. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü'nden 1998 yılında mezun olmuştur. 2004 yılana kadar Rusya, Romanya, Almanya ve Türkmenistan'da uluslararası inşaat projelerinde çalışmıştır. 2005 yılından itibaren Ekmek Teknesi, Ayrılık, Eşref Saati, Kurtlar Vadisi televizyon dizilerinde ve Kurtlar Vadisi Irak, Kurtlar Vadisi Gladio sinema filmlerinde hikaye ve araştırma gruplarında yer almıştır. Türk ve dünya atçılığının konu edildiği Asaletin Dört Nalı isimli belgesel serisinin metin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmıştır. Halen Kurtlar Vadisi Pusu televizyon dizisinin yazım grubundadır.Ahmet Turgut evli ve iki çocuk babasıdır.