Muhammed

Muhammed
@Soljenitsin1
Diyarbakır, 2001
13 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
"Ey Celal Abbas! Yiğitlik nedir, bilir misin?" Abbas sükunetini bozmuyordu ama ağabeyi ısrar etmişti. Bir şeyler söylemesini istiyordu. Abbas cevap vermekten kaçınamayacağını görünce " Şunu bilirim ki; Ali gibi yiğit yoktur" deyiverdi. "Lâ Fetâ İlla Ali."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Konuşarak anlaşabilene kadar herkes fıtrat üzere yaşıyordu. Lakin dillenip işittiklerini idrak etmeye başlayınca, kişi çevresinin evladı oluyordu. 'Beşer' denen bu şaşkın yolcu, öğretilmiş kültürün ve tecrübe ettiği yargıların hükmüne giriyor, uzunca bir zaman sonra kendisini bulmaya başladığında yeniden o asli fıtratına dönebilmenin yollarını arıyordu.
Adı ister 'yetkinlik' olsun, ister 'seçkinlik' mükellefiyet vakti gelip çattığında kul, rıza ile kendisine yüklenene boyun eğip O'nun emrine tâbii oluyordu.
Avcılar rahat bıraksaydı, kartallar kendi yuvalarında ölmeyi dilemezler miydi?
Minberde yanı başındayken dedesinin buyurduğu "Hüseyin'i seven, beni sevmiştir. Hüseyin bendendir, bende Hüseyin'denim." sözleri kulaklarındaydı hâlâ.