Cemil Meriç'in tabiriyle göklere yükselen kartaldır İbn Haldun. Tarihi uydurmalardan, safsatalardan arındırarak ele almış ve ilk gerçek tarihçi olarak kabul edilmiş. Devlet, devletin başındakiler, toplum, devleti elinde tutan kişilerin sahip olması gereken özellikler mesela adalet, merhamet, gücün ve ahlakın sembolü olması gibi birçok özellik üzerinde durmuş, asabiyet duygusu, eğitimin en önemli mesele olduğunu vurgulamış, geçmiş geleceğe suyun suya benzemesinden daha fazla benzer diyerek tarihin önemini vurgulamış, ekonomi gibi konularda önemli tespitler yapmış ve çözümler sunmuştur.
Çünkü insan aklı ve kalbiyle bir bütündür. Akıl insana hakkı ve hakikati gösteren en önemli araçtır. Ancak akıl tek başına nihai bir çözüm kaynağı değildir. Akıl diğer duygularla birlikte sağlıklı kullanıldığı zaman insanı nihai amaca ulaştırabilir. Eğer akıl diğer duygulardan soyutlanıp kendi başına bir güç olarak kabul edilirse insanı delalete ve yanlışa götürür. Bunun örneğinin en doğrusu ve isabetlisi içinde yaşadığımız çağdır. Her meseleyi sadece akıl ile çözebileceğini zanneden insanlığın günümüzde geldiği yüksek teknolojiye rağmen, hâlâ insani meselelelere karşı bir çözüm getirememesi buna en güzel örnek olur.
Geçmişte her zaman insana değerli öğütler vardır. İşte bu öğütleri bizlere ulaştıranlardan biridir İbni Haldun. Özellikle tüketim çılgınlığının devasa boyutlara ulaştığı günümüzde jer şeyi savurganca harcıyoruz. Paramızı, zamanımızı, sevdiklerimizi, ideallerimizi, birçok şeyi acımadan harcayarak kendi benliğimizi adeta ellerimizle nefessiz bırakıyoruz. Ne yazık ki bunun en büyük sebeplerinden birisi de çağın insanı olarak "doyumsuz" olmamız. Çağın insanı ne kadar çok şeye sahip olursa o kadar çok mutlu olacağını zannediyor.
Çabalamak insan olmanın en önemli meselesidir. Çünkü bu yeryüzünde her olumlu icat, her türlü güzellik bir çabanın ürünüdür. Kader insanın gayretiyle de alakalı bir durumdur.