Solmaz Keriöz

Solmaz Keriöz
48 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
7/10
·232 syf.··
2024 2. kitabı
Kuzey garnizonunu oluşturan Bastiani Kalesi'ndeki tekrarlayan nöbetlerin, sınır gözetlemelerin sebebi sert kayalıklardan, taşlardan oluşan çölden gelebilecek tehlikedir. İşte bir subay olan Drogo, bu ıssız yerdeki kaleye tayin edilir. Burada, şehir hayatından çok farklı bir yaşam vardır. Kısa bir süre kalede kalıp gitmek ister. Annesini, odasını, evi, şehrini düşünür. Buradaki üstleriyle, arkadaşlarıyla konuşur. Sonra burada kalanlarla aynı umuda bağlanır: kuzeyden gelebilecek o an. Onu burada kalmaması için uyarırlar. Ama onu bu umuda bağlayanlar da vardır. Kalede kaldıkça buraya alışır. Şehir yaşamı ondan çok uzaklaşır. "Onların talihleri, serüven, herkesin yaşamında en az bir kez çalan o mucize anı, kuzeyden gelecekti. Zamanla gitgide belirsizleşen bu uzak olasılık uğruna, koskoca yetişkin adamlar yaşamlarının en güzel bölümünü burada tüketiyorlardı." Drogo, derin bir yalnızlık duygusu içinde kalır. Kalede hayatını sorgulasa da, bu sorgulama onun bir şeyleri değiştirmesine sebep olmaz. Bu kitapta bir "vazgeçememe" hikayesi okudum. Çok kere içimden değer mi dedim, değer miydi. Kitapta her yıllar geçti, aylar geçti sözlerinden sonra içim acıdı. "Kaledeki tekbiçimli yaşamda kendine bir nirengi noktası bulamıyor ve saatler daha onun saymasına vakit kalmadan akıp gidiyordu." Kitaptan bir ömrün feda edilişini okudum. Andan uzaklaşınca bir ömrün elinden nasıl kaydığını gördüm. Şimdinin kıymetini, bekleneni sorgulamayı, geç kalmamayı, hayata tutunmayı öğrendim.
Tatar Çölü
Tatar Çölü
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,7bin okunma
İnsana dair, doğaya dair, havaya sese dair bir iç çekiş gibi bir okuma.
6/10
·88 syf.··
2023 26. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 00:38
"Güneş o kendini bildi bileli aynı sudan doğup aynı dağdan batıyordu ama insan çoğaldıkça, eyledikçe, dalıp çıktığı sular, rotasına uyduğu rüzgâr tamamen değişmişti. Bir gün Şuri'nin gagasını sürttüğü, gölgesini, kurdunu sevdiği koca ağaç yerinden oynuyor, bir başka gün sivri dişli makineler tepesinde homurdanıyordu. Bu öğütüş o kadar hızlıydı ki yaşamın sulardan kanatlara vardığı sükûn kaosunun tanığı canlılar için neredeyse bir andı. Her şey değişivermişti; insan dünyaya dört elle tutunup dağları, suları tersyüz etti, değmedik yer, ellenmedik şey bırakmadı. Sonunda adım atmadığı yerde dahi parmak izleri. Hayatın dışına çıktı ve oraya kuruldu. Dünyada yıkımı, kuşbaşıyla yalnızca bir an." Kelimeler öyle farklı yer edinmiş ki cümlelerinde yazarın, hem düşünerek hem de hissederek okudum. Akışı takip etmek zordu yine de güzel bir deneyimdi. Kalbimi sızlatan tespitlerle karşılaştım bazı yerlerinde. "Kapatıldığı odadaki ahşap sandalyenin sessizliğini hiç unutmadı, toprağa karışan talaşın bile mırıldandığına şahitken bir sandalye nasıl susar?"
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
10/10
·215 syf.··
2023 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 18:00
"Fakat harfleri telaffuz etmek değil okumak. Dudakların değil zihnin kıpırdaması. 'Okuyabiliyor musun, öyleyse anlamalısın,' diyor Goethe." Her kelime yaşamın farklı bir penceresine açılıyor. Sıklıkla kullandıklarımız bile. Okumak, göz, para, dua, susmak ve konuşmak, imtihan... O pencerede bir süre oturup düşündüğünüzü farz edin. Bambaşka manzaralar görecek, değişik tasvirler çalınacak kulağınıza. Her metin, birbirini açan halkalar gibi ilerliyor. Öyle ruha dokunuyor ki. Bambaşkaydı.
Edebiyat
Tek Kelimelik SözlükA. Ali Ural · Şule Yayınları · 20261,374 okunma
İdeolocya Örgüsü
10/10
·576 syf.··
2023 14. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2023 14:42
"Mutlak istiklâl, mutlak hakikat sahibinindir; İslâm ona teslim olup selâmeti bulmaktan ibarettir; hürriyet ve istiklâlin hakikati de işte bu hakikate teslimiyet ve esaret... " Hayatı ve zamanı bütün cepheleriyle kuşatan, her yere ve her yöne uzanan cümleleri okudum. Tespitleri, sebepleri, neticeleri; gerçekleri, yanlışları ve doğruları okudum. Necip Fazıl'ı okumak, bütün saflığıyla zamanı yeniden gözden geçirmek gibiydi. Geçmişten geleceğe uzanıyordu. Doğudan batıya. (Ahlak davamız) "Bir yüzüğün halkasında ana pırlanta taş gibi, kendi fikir sisteminin merkezine bir ahlâk telâkkisi oturmamış olan 'yarım mütefekkir' hemen yoktur; yahut parmakla sayılacak kadar az..." (İslam ve insan) Bütün sırrı şu ölçüde bulunuz. 'Allah, âlemi insan, insanı da kendi marifetine ulaşması için yarattı.' (İslam ve müspet bilgiler) "İslâm, müspet bilgiler manzumesini, dünyaya değer verdiği nisbette kıymetlendirir. Nasıl dünyanın değeri hakikatte sıfır, fakat âhirete ekim sahası olmak bakımından nâmütenahi ise, müspet bilgiler de, ruh değerleri önünde âdi ve sefil oyuncaklar tezgâhı, fakat ebedî hayat işçilerinin hamle ve hareket vasıtası olarak hudutsuz kıymettedir." (İslam ve güzel sanatlar) "San'at ki, bizim gözümüzde en çevik ve en gizli usûlle Allah'ı aramanın müessesesidir; namütenahî mücerrede, yâni aslî gayesine yaklaştıkça İslâmda değer bulur." "İslâm, her gerçek ve ulvî san'atın, o san'atı kendi kemâl ve asliyetine irca eden, büyük himayecisidir."
Edebiyat
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20152,732 okunma
10/10
·139 syf.··
2023 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2023 02:00
"Yaşayışımızın nice çizgileri, vücuttaki kan damarları gibi, Kur'an çizgileridir." Ramazan, oruç, bayrama dair okuyorsunuz ve hissediyorsunuz. "Kendi kendinden uzaklaşan insanın kendine dönüşüdür oruç ayı. Saniyelerimize, dakikalarımıza ebedîlik ve ezelîlikten yakut damlalar düşüren oruç ayı." "Oruç, metafizik âleme açılan pencerelerin ortamıdır mü'min için. Fizik karartıların gönül ışığıyla silinişi. Öteleri görüş ve ötelere eriş, maddî perdelerin inceltile inceltile öteyi gösterir hale getirilişi."
Edebiyat
Samanyolunda ZiyafetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20254,581 okunma