YerKuşAğı

Deniz Gezgin
Editör:
Cem Alpan
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
88
Basım Tarihi:
Nisan 2020
İlk Yayın Tarihi:
Haziran 2017
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750743023
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2022 14:58
Köşeleri olmayan bir hayatın tuhafları. İnsan dilinden kurtulmaya çalışıp doğaya, ağaca, hayvana, cansıza kulak vermenin hikayesi. Yokyer diyor yazar hayal gücünü zorlayan hikayenin yerine. Dikkat edin bu büyülü bir hikaye! Katıksız bir özgünlük buluyorum kitapta, okuması zor olsada. Doğa ve insan ele alınıp bugüne kadar üzerlerine yüklenmiş bütün suçları göstermeye çalışıyor, ikna etmeye çalışmadan. Bu çağ artık umutların tükendiği, çöküşün kabullenildiği çağ. Doğayla ne zaman kopardık bağımızı, ne zaman yabancılaştık, nerede vedalaştık?
Doğa ve İnsan
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
YerKuşAğı
7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Moy isimli küçük kız, petrole batmış ve bir insan tarafından hırpalanmış Şuri, hayvan mı bitki mi belirsiz Hagrin ve bir geyik türü olan Cice ile yok yere doğru bir yolculuk. Moy'un babası ormanda avcı, sofrada gurme. Moy hayvanların ve doğanın sesini duyabiliyor diye hasta sayılarak ilaçlarla odalara kapatılıyor. Ve bir dişbudak ağacından atlarken yaşadıklarını okuyoruz. Fazlasıyla mistik, fazlasıyla düşündürücü, okuması zor ama tatmini fazla bir kitap.
Felsefe-Düşünce
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2023 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2023 23:52
Okunması biraz zor bir kitap, sakin kafayla okunması ve bölünmemesi gerekiyor. Ahraz’ı çok beğenmiştim zaten. Yerkuşağı da bir o kadar iyi bir hikaye. Tekrar tekrar okunur
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
Puan vermedi·91 syf.·
2021 4. kitabı
Ölümün nefes alıp verdiği yer mi burası? Farklı bir okuma akışı var romanda bazen sizi sıkabilir ama sizi sürüklemeye yetiyor. Kitapta insanlığın dünyayı nasıl kirlettiği nasıl bir tüketici toplum olduğunu, hayvan ve bitkilerin atıklarımızla zarar görmesiyle mücadelerini eğretilmeyle, imgelerle yansıtıyor yazar. Sizinde beğeneceğinize eminim keyifli okumalar.
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
YerKuşAğı
7/10
·88 syf.··
2021 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 19:14
Öncelikle tüm kitap dostlarına merhaba!Bugünkü kitabım Yerkuşağı. Kitabın yazarı olan Deniz Gezgin’le tanışmam “Ahraz” ile olmuştu ve çok beğenmiştim. O yüzden vakit kaybetmeden Yerkuşağı’nı da okumam gerek diye düşündüm. Oldukça farklı bir kitap olduğunu söylemeliyim sayfa sayısı az olsada okuması anlaması güç bir eserdi. Şu an bile tam olarak anlayabildim mi? Eseri hakkıyla bitirebildim mi? Emin olamıyorum. Belki bir süre sonra tekrar okurum. Şimdi gelelim kitabın konusuna, Kitapta babası bir avcı olan Moy isimli bir çocuk, insanın yaraladığı bir kuş olan Şuri, hayvan mı, bitki mi belli olmayan bir yaratık Hagrin ve munçak türü bir geyik olan Cice’nin birbirleriyle karşılaşması ve insanların kavgasından, açgözlülüğünden, kötülüğünden uzakta yaşayabilmek adına yokyere doğru yola çıkmasını anlatıyor. Oldukça özel bir yanı var bu kitabın benim için doğaya ve hayvanlara bakışımızı olumlu yönde etkileyebilecek ve belki de büyük bir yıkımla yok ettiğimiz bu güzel dünyayı yeniden yaşanır kılabilecek gücü bulabileceğimiz kıymetli bir eser.
Edebiyat
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 30. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2022 18:55
Merhaba. Deniz Gezgin'le tanışma kitabım #YerKuşAğı oldu. Kitaba başlarken "ne okuyorum ben ya?" desem de sonrasında kuşattı dört bir yanımı.️ Azıcık ama çok çok azıcık da Azra Kohen'in Aeden kitabına benzettiğim için kuşatılmış olabilirim. Babası avcı olan Moy'un duymayıp işittiği, bakmayıp gördüğü bambaşka bir evrendeki yaşamına misafir oluyoruz. Bu evrende bize Moy'un arkadaşları Şuri, Hagrin ve Munçak da eşlik ediyor. Sadece Moy'un hikayesi değil arkadaşlarının hikayeleri de oldukça etkileyiciydi. Yaşadığımız dünyaya ne kadar zararlı varlıklar olduğumuzu bir kez daha yüzümüze vurmuş Deniz Gezgin. Kitabı bitirdikten sonra yorumlarına da baktım, tanışma kitabınız bu olmasın diyenler vardı fakat ben gayet keyifle okudum bitirdim. Kolay ve akıcı bir metin değildi ama zoru severiz. Kitapla kalın.
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 00:03
Ahraz'ı okuduktan sonra böylesine zor bir roman beklemiyordum, tahmin edilebilir belki ama ben bu kadarını beklemiyordum. Çok çok iyi bir konu ve buna uygun şekilde yer yer nefes alma ihtiyacı hissettiren bir anlatım. Deniz Gezgin kesinlikle takipte kalacağım bir yazar, Yerkuşağı ise tekrar tekrar okuyacağım bir roman.
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 151. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2021 18:05
ALINTI : "Sen de atlamışsın ya, hem hiç karşılaşmadığın hayvanların resminden sesler duymuşsun. Büyücüsün diye değil, çocuksun diye Moy. Büyütülmeyişine şükret dur. Kalabalığa doğanların görünmezliği akranlarından uzun sürer. Yum gözlerini de düşün, neler kimler duvarlardan geçer, hiç mi kök görmedin betonu çatlatmış, ya delilerin saydam ipleri hayat ağlarını yerden göğe örmez mi? Bu sonsuz yabanlık imkânı, seni ne varlardan ne yoklardan kılar, bir bakmışsın yerdesin, bir bakmışsın Yokyerde" syf.37 Bazen yaşamı anlamak için kitaplardan faydalandığım, bazen bir cümleden onlarca anlam çıkardığım oluyor. İşte yukarıdaki alıntıda o cümlelerden bazıları var. Karmaşık ama birkaç kez okununca anlaşılır, tıpkı hayat gibi. Insanlık ve yaşam üzerine yazılmış kısacık ama çok güzel, çok kuvvetli metinlerden biri oldu benim için YerKuşAğı. Kitabın kahramanları sessiz varlıkların sesini duyan Moy adında küçük bir kız, karabatak olduğunu cümlelerden birinde farkedebildiğim Şuri, ne biçim bir yaratık olduğunu anlayamadığım Hagrin ve bir geyik. Olayların geçtiği yerin ismi ise Yokyer ! Biraz fantastik biraz ütopik bir dünyanın içine alıyor yazar okurunu.Bazen durup düşünüp, tekrar okuduğum cümleler çokcaydı ama bunun sebebi cümlelerin anlaşılmazlığından değil güzelliğindendi. ALINTI: "Şuri,gagasını oynatmadan vantrilok gibi ötüşmeye başladı, bir şey çevirir gibiydi. Bazı kuşlar bunu yapar, önce bir ağacın tepe dalına konup kısacık öterler, sonra da karşılık gelen sesi uzun uzun dinler, emin değillerse yine öter, dinler, öter ve sonunda gögüslerinin içinde o sesi döndürür dururlar."syf.52 Bizim de içimiz, beynimiz binlerce sesle dolu değil mi.Biz de dinleyip, konuşup tekrar dinleyip onu içimizde döndürüp durmuyor muyuz, yaşananları, söylenenleri kurmuyor muyuz kendi başımıza
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
7/10
·88 syf.··
2024 9. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2024 23:49
Bu kitap kelimesiz yazılmalıydı bana kalırsa ama insan yorumuyla yüklenmemiş duyumları anlatabilmek için bile kelimelere ihtiyacımız var, ne tuhaf. Ben hafifleme arzusu duyarken karşılaştık. Bir yandan kendimi bırakmak isterken diğer yandan kelimelerimin yetmediğini hissediyordum, kelimesiz kalmaktan, aslında anlamı yitirmekten korkuyordum. Ama anlamanın sözlük yüküyle yüklenmek olmadığını görüyorum şimdi. Bu kitapta sözlük anlamını bilmediğim çok kelime yok, nitekim bana farklı anlamlar gösterdi. Suya dönmek. Düşüncenin, beşer olmanın ağır yükleriyle yüklenmemek. Mümkün mü? Görünmeyeni gören çocukluğumun boğuk çığlığını ne kadar işitiyorum? Geçmişi de bir kalıp içinde düşünüyormuşum, bireysel hayatıma, kişisel tarihime odaklanarak. Büyük insanlık tarihi içinde, hatta insandan önce, doğanın içinde bir yerim olduğunu düşünmemişim. Etrafıma, okuduklarımın, baktıklarımın çoğuna bakınca insanca hırsları, kaygıları ne kadar çok benliğimle ve benliğimi ne çok varlığımla eş tutmuşum, bu da ağırlaştırmış beni. Ufka bakarken ne düşünülür demiştim bir zamanlar. Ufka bakarken ufuk olunurmuş. Kendimi bedenimin ve kimliğimin içine hapsettiğimden başka bir şeyler olmak bana kaypaklık gibi gelirdi eskiden. Şimdi parçası olduğum bir deneyim olabileceğini -bunca zaman parçası olmayı reddettiğim- görüyorum. Hiç bırakamayacağımı sandığım kavramları bırakınca hafifliği buluyorum. Bu sessiz coşku süreğen bir hal olabilir mi merak ediyorum, hala katı bir tertibi olan, eli temiz kalsın isteyen o uygar insanlardanken. Kaygılarımı, düşüncelerimi ve yüklerini sırtlanmaya bunca alışıkken. Yine de buraya gelebilmek güzeldi, hatırlamak istedim.
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma
İnsana dair, doğaya dair, havaya sese dair bir iç çekiş gibi bir okuma.
6/10
·88 syf.··
2023 26. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 00:38
"Güneş o kendini bildi bileli aynı sudan doğup aynı dağdan batıyordu ama insan çoğaldıkça, eyledikçe, dalıp çıktığı sular, rotasına uyduğu rüzgâr tamamen değişmişti. Bir gün Şuri'nin gagasını sürttüğü, gölgesini, kurdunu sevdiği koca ağaç yerinden oynuyor, bir başka gün sivri dişli makineler tepesinde homurdanıyordu. Bu öğütüş o kadar hızlıydı ki yaşamın sulardan kanatlara vardığı sükûn kaosunun tanığı canlılar için neredeyse bir andı. Her şey değişivermişti; insan dünyaya dört elle tutunup dağları, suları tersyüz etti, değmedik yer, ellenmedik şey bırakmadı. Sonunda adım atmadığı yerde dahi parmak izleri. Hayatın dışına çıktı ve oraya kuruldu. Dünyada yıkımı, kuşbaşıyla yalnızca bir an." Kelimeler öyle farklı yer edinmiş ki cümlelerinde yazarın, hem düşünerek hem de hissederek okudum. Akışı takip etmek zordu yine de güzel bir deneyimdi. Kalbimi sızlatan tespitlerle karşılaştım bazı yerlerinde. "Kapatıldığı odadaki ahşap sandalyenin sessizliğini hiç unutmadı, toprağa karışan talaşın bile mırıldandığına şahitken bir sandalye nasıl susar?"
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Can Yayınları · 2020387 okunma

Yazar Hakkında

Deniz GezginYazar · 6 kitap
1981'de, İstanbul'da doğdu. On yaşında ailesiyle İzmir'e taşındı. Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan kısa süre sonra Çeşme Dalyanköy'e yerleşti. Kültür tarihi ve mitoloji üzerine çalışan yazarın bu alanda yayımlanmış kitapları (Bitki Mitosları, Sel, 2007; Hayvan Mitosları, Sel, 2007; Su Mitosları, Sel, 2009) ve makaleleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra çeşitli dergi ve seçkilerde öyküleriyle yer almıştır. Şimdilerde Metro Gastro dergisi için kültür tarihi konulu makaleler ve Psikeart dergisine öyküler yazmaktadır. Ahraz yazarın ilk romanıdır.