Çağımızın düşüncesinin aynı zamanda hem dünyanın anlamsızlığı felsefesine en yatkın olanlardan hem de sonuçlarında en parçalanmışlardan biri olması çok anlamlı.
Kierkegaard bağırabilir,. " İnsanın ölümsüz bilinci olmasaydı, her şeyin temelinde, karanlık tutkuların girdabında büyüklü küçüklü, gerekli gereksiz her şeyi oluşturan, kaynayıp dalgalanan vahşi bir güçten başka bir şey bulunmasaydı, nesnelerin altında hiçbir şeyin doldurulamayacağı dinsiz bir boşluk saklı olsaydı, yaşam umutsuzluk olmazdı da ne olurdu?" diyebilir.