Peki ya sen, önceki yaşamından bir şeyler hatırlıyor musun?
“Hiçbir şey hatırlamıyorum” diye yanıtladı Habara. Dürüst olmak gerekirse, önceki yaşamıyla ilgili bir şey anımsamak gibi bir isteği de olmamıştı hiç. Şu an yaşadığı gerçeklik ona fazlasıyla yetiyordu.
Temelde açık yürekliydi, kendini olduğu gibi, tarafsız bir şekilde görebiliyordu. İnsanların zayıf yanlarını görmesinden çekinmiyordu. Bu pek çok insanda olmayan bir özelliktir.
Sadece, ne istediğini kendisi de kavramış durumda değil henüz. Bu yüzden de pek ilerleme kaydedemiyor. Kişinin ne aradığını kendisinin de bilmediği durumlarda, arayış çok güç bir işe dönüşür.
Hatırlamak istemediğim şeyleri anımsıyordum. Ama rol yaptım. Sonuçta rol yapmak benim işim.
-“Başka bir karaktere büründünüz” dedi Misaki.
-Aynen öyle.
-Sonra yine eski karakterinize döndünüz.
-“Aynen öyle” dedi Kafuku, “istemesen de dönersin. Ama geri döndüğünde, döndüğün yer eskisine göre biraz farklıdır. Kural böyledir. Tamamıyla öncesiyle aynı olmak mümkün değildir.”
Tiyatroyla biraz uğraşınca rol yapmaktan keyif aldığımı gördüm. Rol yaparken kendimden başka biri olabiliyordum. Rolüm sona erince de yine kendime dönüyordum. İşte bu eğlenceli gelmişti bana.
-Başka biri olmak eğlenceli bir şey mi?
-Tekrar kendine döneceğini bilirsen, evet.
-Kendinize dönmeyi istemediğiniz zamanlar olmadı mı peki?
Kafuku bu soru üzerine düşündü. Daha önce böyle bir soru soran olmamıştı ona. Trafik yoğundu. Başkent çevre yolundaki Takebaşi çıkışına yönelmişlerdi.
-İnsanın kendinden başka dönebileceği bir yer var mıdır ki? diye yanıtladı Kafuku.ğ