Mustafa İlhan

Mustafa İlhan
@Son_Senfoni
Böyle bir çağın ortasında olmak Kalkıp gidemediğim Kimselerin bilmediği çocuk gülüşünde kaldım Hiç kalbinden öpülmemiş yalnızlığın Elbet birgün susturduğun sesi arayacaksın Bulutlar gözü yaşlı Yanmaya razı, suya hasret bir gönüle Ne geçmiş, ne gelecek sorulur Bir söğüt ağacı, bir sen Alın yazını baştan sevmek değil midir Sevmek ki isyan eder sözlerin Ölüm değilse dünya Kaç nefes daha yaşamayı istersin
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu koskoca şehirde Hep yanmaya mı geldim Hiç gidemediğim sende Denizin mavisini yaşamadım Yaprak dökümü mevsiminde Seni almaya geldim Sözleri çürüten gönlünde Seni anlamaya geldim Sen benim suyum, sen benim huyum Kitabın içinde okuduğum sözlerim Sokak nöbetçisi düşlerim Sabahları sana benzetirim Sevdamı baharlara, seni bana ayırdım 🍂🍂🍂
Edebiyat
En büyük günahım seni sevmekti Eğer ki sevildiğini hissediyorsan, seni sevdiğim içindi Eğer ki birgün sevilmediğini anlarsan, ben olmadığım içindi En büyük günahım, hiç çiçek almamış kadını sevmekti Senden başka yâr bilmem Yılda bir kez olsun şehrini ziyaret ederim Gece gündüz göz yaşı dökmeye razıyım Yalnız gülüşünü değil Yalnız çocuksu bakışını değil Aşk benzime değmeden bir seni yaşarım 🍂🍂🍂
Edebiyat
Lambasız evlerde, kimsesiz sokaklarda Hayat akıp giderken avuçlarımda Oysa gönlünü gönlüme getiren Kalpleri ısındıran Allah'tır Saçlarını okşarken karanlıkta Gözlerine her baktığımda Neler oluyor diye sorarım Her gece yokluğunu yaşarım
Edebiyat
Bir değirmen taşı gibidir sabahlar Gözünü yummaz güneş geleceksin diye Pencere önü saksılar kokusunu bırakır Sulayacaksın diye Okuduğun kitaplara benzemez sabahlar Ruhunda dolaşır olsada ölüm Gönül yarasını tutuşan ümitlerle avutur sabahlar
Edebiyat