Oğuz Atay’ın, günlük hayatı ve bu hayatın içinde kendilerine yer bulamayan karakterleri anlattığı hikâyelerinden derlenerek yazılan Korkuyu Beklerken sekiz hikâyeden oluşuyor. Kitap yabancılaşma, yalnızlık ve umutsuzluk temalarını işliyor. Kitaba ismini de veren hikâye Korkuyu Beklerken kitaptaki en uzun hikâye, diğerleri ise ortalama olarak aynı uzunlukta. Kitapta bireyin toplum içerisindeki yerinin daima muallakta ve çatışmaya açık olduğunu görüyor ve pek belirgin olmasa da, bir ironiye şahit oluyoruz. Oldukça etkileyici bir dille yazılmış hikâyeleri okurken karakterlerin psikolojik buhranlarını onların yaşadığı derecede deneyimleyemiyoruz elbette.Okumanızı tavsiye ediyorum
Ben yoktum; hatta ben yokum, olmadım diyemeyecek bir yerdeyim; kelimeler bile yanyana gelerek beni tanımlamak istemezler. Ne olurdu benim de kelimelerim olsaydı; bana ait bir cümle, bir düşünce olsaydı. Binlerce yıldır söylenen milyonlarca sözden hiç olmazsa biri, beni içine alsaydı! Çok insan için söylendi ama, sana da uygulanabilir denilseydi.