''Buck yenilmişti, bunu biliyordu. Ama ezilmemişti. Hayatında ilk ve son kez elinde sopa olan adama karşı hiçbir şansının olmadığını gördü. Aldığı bu dersi hayatı boyunca unutmayacaktı. O sopa her şeyi açıkça ortaya seriyordu. O sopa, Buck'ı ilkel yasanın egemenliğiyle tanıştırmış ve bu tanışma, henüz yolun yarısındayken yaşanmıştı. Hayatın gerçekleri zamanla çok daha şiddetli bir boyut kazanacak ve Buck, bu boyutla korkusuzca, doğasında uyur halde varlığını sürdüren bütün uyanıklık ve sakınganlığın, tüm hinlik ve şeytanlığın, yani olanca kurnazlığın uyanmasıyla yüzleşecekti.''