1813 yılında yayımlanan eser, ilk bakışta bir dönem aşk romanı gibi görünse de, arka planında 19. yüzyıl İngiliz taşra toplumunun sınıfsal yapısını, evlilik piyasasını ve insan doğasının kusurlarını keskin bir ironiyle eleştiren zamansız bir başyapıttır.
Yazar, romantik ögeleri bir amaç değil, toplumsal gözlemlerini aktarmak için birer araç olarak kullanır. Kadının toplumsal hayattaki dar alanına sıkışmış görünmesine rağmen, zekası ve gururuyla kendi kaderini tayin etmeye çalışan Elizabeth Bennet üzerinden, döneminin çok ötesinde feminist bir başkaldırı sunar.
Romanın orijinal adı olan "Pride and Prejudice", hikayenin omurgasını oluşturan iki ana kavramı mükemmel şekilde özetler. Çevirisi yapılırken de orijinal isme sadık kalınması daha uygun olurdu; bu durumun yazarın niyetine ve kitabın ruhuna yapılan bir haksızlık olduğu kanaatindeyim.