Canım Âsımın Nesli Okuma Grupları vesilesi ile Bir Ömür RamazanKemal Özer Ramazan ayına yakışan bir eser okudum şu günlerde.
Rabbim okuduklarım ile amel etmeyi nasip etsin İnşaAllah..
Kemal Özer'in okuduğum bu eseri bende büyük bir farkındalık uyandırdı.
Allah kendisinden razı olsun.
Eser boyunca Ramazan ayının bir ay değil bir ömür yaşanması gerektiğine dair çokça vurgu var.
Dikkat!!
Bu eserdeki hemen hemen her ifade sırtını ayetlere ve hadislere dayamakta. Yazarımız sağlam referans seçip işi riske etmemiş velhasıl
Eserin muhtevasına gelirsek;
Kemal Özer, Ramazan ayının her yönü ile nasıl yaşanması gerektiğini ele almış.
Maddi ve manevi bir arınma ayı olan Ramazan ayının içinin nasıl boşaltıldığını ortaya koymuş.
Ramazan'ın ne yazık ki bir çoğumuz tarafından 'gündüz aç kalma; akşamında ise tıka basa yeme' ayı olarak anlaşılması durumun vehametini anlatmaya kafi gelecektir.
Bir arınma ve uyanış ayı olması gereken Ramazan'ın özünden nasıl fersah fersah uzaklaştırıldığını gözler önüne sermiş.
Gün boyu aç kalıp iftarımızı sünnete göre değilde tamamen nefsani taleplere göre açmak da bunun cabası olmuş.
Gösteriş ve lüks delisi ihtiraslarımızın etrafında şekillenen iftar sofralarımızda baş köşeyi yine tayyip olmayan yiyecek ve içecekler almış vaziyette.
Fakiri doyurmak, paylaşmak şöyle dursun israfın haddi hesabı tutulamaz hale gelmiş.
'Eee ne de olsa oruç tutuyoruz değil mi..
Yemediğim her şeyi, canımın istediği her şeyi bu ayda yemeliyim! Gözümde hiçbir şey kalmamalı, nefsim ne derse o olmalı. Ne de olsa oruçluyum bu kadarına hakkım var !!!'
İşte şeytanın sesi nasıl da çıkıyor nasılda ayartıyor bizleri.
Tıkabasa yiyip ibadete dahi mahal kalmayacak duruma düşmüş bugün ruhlarımız.
Sünnetten uzaklaştıkça bu ayın özünden ve ruhundan da uzaklaşmışız esasında.
Kimine göre Ramazan ayı: yalnızca