Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anlam arayışı eserin ana temasını oluşturuyor ..
'İnsan neyi arar, neden arar?'
Bu sorularla Kutlu bizleri bir iç muhasabeye davet etmiş.
İnsan ne kadar refah içinde olursa olsun kalbindeki boşluğu doldurmadığı sürece mutlu değildir.
Görünüşte mutlusundur ama içinde izini sürdüğün hakikatın fırtınaları kopuyordur.
Ki bu zaman zaman hepimizin yaşadığı pek tabi bir durumdur.
İşte bu hikayede de bunu iliklerimize kadar hissediyoruz.
Ana kahramanımız olan Nur da böyle bir boşluktadır.
Nur; güzel, alımlı, varlıklı, itibar sahibidir lakin mutlu değildir.
Anlam bulmaya çalıştığı soruları içini adeta bir kurt gibi kemirir durur.
Metafizik alemde, mistik diyarlarda dolaşır durur zihni.
Hayatındaki her insandan, her olaydan bu metafizik aleme dair iz sürmeye çalışır.
Karşılaştığı her birey, her vaka onun için manevi bir uğrak yeridir esasında.
Her biri onda farklı bir his uyandırır, farklı bir tefekkür kapısı aralatır.
Ama bunla yetinmez çünkü aradığını hala bulamamıştır.
Yaşadığı süre zarfınca arar durur.
Bu uğurda çokça da fedakarlık yapar.
En nihayetinde sorularına cevap bulur lakin..
Eser burda sona erer.
Bu son aslında hakikatin de başlangıcıdır..
Kutlu; Nur'un hikayesini çok ustaca anlatmıştır. Kutlu için kullandığım 'hakikatlerin usta anlatımcısı' ifadesinin bu hikaye ile yeniden ne kadar yerinde ve doğru bir ifade olduğunu anladım.
Kitapta biz insanoğlunun yaşadığımız süre boyunca arayıp durduğu bir hakikat var.
Kutlu bundan açık açık bahsetmez fakat kelimeleri o kadar ustaca dizer ki siz farketmeden bu hakikatin zaten içinde bulursunuz kendinizi.
Her hikayede olduğu gibi bu hikayede de 'işte biziz bu ya' dedirtir de haberiniz bile olmaz.
Dili çok akıcı lakin özümsenmesi, sindirilmesi zor bir eser.
Çokça iç hesaplaşmanın yer aldığı bir kelam.
Okuduğum en başarılı