Konfüçyüs'ün daima sözünü ettiği ve en yüksek insanlık olarak gördüğü insan-ı kâmil, onun nazarında her zaman gönlünde anne baba sevgisi taşıyan oğuldur; çocuklarına karşı adalet ve şefkatle davranan babadır; işverenine vefalı olan işçidir, hanımına karşı vefalı ve samimi olan kocadır ve dostuna karşı ihlaslı ve edepli olan dosttur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Konfüçyüs, kendisine: “Acaba dünyada ömür boyu hayat kanunu yapılabilecek genel bir kelime ve tümel bir buyruk var mıdır?” sorusu yönetildiğinde şu cevabı vermiştir: “Evet, vardır; o kelime karşılıklı eylemdir, yani Shu. Bu tümel kelime ve genel kural Shu'dur. Bu şu demektir: “Kendine reva görmediğin şeyi başkalarına da reva görme”
“Ben anadan doğma bilge değilim; belki yaptığım iş, seleflerin araştırmalarını elde etmek ve onları anlamak için elimden gelen her türlü çabayı göstermekten ibarettir.”
İnsan ve hayvan için gösterilebilecek en iyi tanım şudur: Hayvan, olması gerektiği gibi bir varlıktır. Fakat insan, hiçbir zaman olması gerektiği gibi olmayan tek varlıktır, olması gereken yere varsa bile öyle bir varlıktır; zira o durumda yine olması gerektiği gibi değildir. İnsan idealine eriştiği ölçüde olanla olması gereken arasındaki fasıla onun için daha fazla oluyor.
Yazarlardan biri Becket'i eleştiriyor ve diyor ki: Becket, “Godot'yu Beklerken” adlı kitabında bekleyişi reddetmek, anlamsız göstermek ve her bekleyişin Godot'nun bekleyişinden ibaret olduğunu, Godot'nun ise “hiç kimse”den ibaret olduğunu söylemek istiyor.