KızılCanYıldız.

KızılCanYıldız.
@Sorgazm
... BERİKİ ÜLKESİNDEKİ ÖTEKİ ACTIVIST-SOCIAL ATHEİST BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN? BİR FİKİR? SADECE BİR FİKİR? TEHLİKELİ BİR FİKİR
.... "Kaşının üstünde gözün var, başını eğ sıkıyönetim var" paketi Siyaset Felsefesi İnternetin yarari örgütlemektir, mücadelenin kendisi ise örgütlenmis insanlar tarafından sokakta verilir. Yoksa bu iş basın açıklamalarıyla, sermaye sahiplerinin kapalı kapılar ardında anlasmalariyla veya mahkeme salonlarinda cozulemez, bizim gibi 1. dunya ulkesi taklidi yapan 3. dünya ülkelerinde. İnterneti zaten sansürlü, mahkemelerinde tiyatro oynanan, sermaye sahiplerinin zaten hükümete göbekten baglanmıs bir ülkede, bu paketin doğrudan "sokağı" (her anlamıyla) hedef alması, o yüzden sürpriz degil. İçerik o kadar fena ki, "molotof atan anarşiste karsı güvenlik" masalından o kadar uzak ki, insanın mahremine ve güvenliğine o kadar doğrudan tecavüz ediyor ki, bu iceriği bildiği halde destek olanlar, uzlaşılacak siyasi rakipten ziyade dahili bedhahtır. Mesele bir siyasi/ideolojik farklılık meselesini çoktandir aşmışken, sabırlar tekrar tekrar dolup taşmışken, bıçak dayandığı kemiği delip geçmişken, "buraya kadar geldi" derken parmak ucuna cıkmak bile artık yetmiyorken, bu pakete şiddetle ve şiddet ile karşı çıkmak meşru mudaafadir. Ama meşruiyet başka, yapılması gereken şey başka... Dört bir yanı çürük Türkiye'nin, böyle kanunlarla kuşanmış bir otoriteye karsı mucadelede yapılacak fedakarlıklara değecegine inanmıyorum. Bu korkaklık da olabilir, akılcılık da, herkes kendi kantarına göre tartar. Şahsen o kadar umutsuzum ki, Türk vatandaşlığından çıkmak gercek bir seçenek oldu ilk defa (zaten Türkiye'ye yerlesmek, is kurmak, Türkiye'den ev veya kız almak gibi manyakça düşünceleri kademeli olarak bırakmıştım). Çifte vatandaş olsanız bile, ülke içindeyken T.C. vatandaşı sıfatınız öncelikli oluyor ve bu faşizme herkes gibi meze oluyorsunuz. Kendi ülkemde, polisten sığınmak için
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
.... Foton Kuşagı: Kimse aptallığımızın sınırını test etmeye kalkmasın Bilim Ortadogu ve Balkanlar basininin amiral gemisi Hurriyet'i hangimiz duzenli olarak takip etmiyoruz ki? Su haberden de epey ilginc seyler ogrendim: "NASA güneş sistemini sarmalayan garip foton bulutunu saklamasına rağmen, bu dünyaya bazı bilim adamları tarafından sızdırıldı" "Kadim piramitler yüzyıllar, binyıllar süren uykudan uyanıyor" "Gökyüzüne doğru, yabancı foton bulutuna doğru yükselen birçok inanılmaz görülebilir güç ışınları olayları iyi dökümante edildi" "Maya piramidi gürlerken turistler çığlık atıyor" Turkcesi duzgun olanlar icin ceviriyorum: Foton kusagi Dunya'ya yaklastikca, piramitlerden uzaya dogru "gorulebilir guc isinlari" cikiyor. Simdi, foton nedir bilenler icin ceviriyorum: Dunyaya bir isik huzmesi yaklasiyor, piramitler de o isiga isikla karsilik vererek ortami geriyorlar. Foton kusagi inanisi yeni degil, ve turevlerine benzer bicimde oturdugumuz yerden bize bir kurtulus vaadediyor (isik huzmesi insanlari ruhani olarak yukseltecek). Bu tip iddialari arastirma yoluyla cokertmenin zevki pek yok. Zira okuyorsun gecmisini (mesela 1961'de uydular foton kusagi tespit etmisler, e daha o tarihte uydu bile yok), isine saygisi olmayan uckagitcilarla ugrastigini anliyor ve demoralize oluyorsun. Ama arastirma degil de sadece akil yoluyla cokertmek halen zevkli. Cunku insana ustun oldugu hissini yasatiyor:"Tuvalette oturdugum yerden cokertebilecegim bir inanisin pesinden giden binlercek salak var, oyleyse benim durumum bayagi bayagi iyi" HD kalitedeki foton kusaginin Turkiyeye gelmesi biraz surecek, yenisi cikincaya kadar bununla idare edelim Hemen uygulamaya gecelim: Foton kusaginin yaklasmasının yillar oncesinden belirlenmesi ne demek? Foton = ışık. Isik bir gokcismi gibi
.... Bankalar nasıl para kazanır? (Doğru cevap Zeitgeist değil) Ekonomi Bankalar nasil para kazanir isimli 4 dakikalık bir video izledim. Burada anlatılan sey Kısmi Rezerv Bankacılığı. Bankaların sermaye kazançlarına değinmeyen bir anlatımın, bu başlıkla sunulması zaten yanlış ama bugünkü derdim başka: Kısmi Rezerv Bankacılığı gibi basit bir kavramı, eğrisiyle doğrusuyla anlatan bir eğitim sistemimiz yok. Hatta bu konularda hiçbir kavramsal altyapı verilmiyor (en basitinden, liselilere para nedir konulu bir paragraf yazdırsak hayattan soğuruz). İnsanlar hasbelkader bu işleri Zeitgeist gibi kaynaklardan öğrenince, global bir komploya uyandıkları sanrısına giriyorlar. Bir kere o psikolojiye girdin mi geri dönüşü de zor, çünkü sana karşı çıkan herkes o sistemin bir parçası, sen de Matrix'ten uyanan Neo. Kısmi rezerv bankacılığının "havadan para yaratmak" seklinde özetlenmesi, bu komplo algısını güçlendiriyor. Teknik olarak para yaratma işi doğru. Ama bankanın "havadan yarattigi" sey aslında risk. Normalde 1 kisiye borc verip kumar oynayacakken, 9 kişiyle aynı anda kumar oynayabiliyor, 9 projeyi finanse ediyor. Bu niye etik olarak kötü? 1'den 9'a çıkınca, yapılan işin doğasında bir değişim oldu mu? Senin paranı kullanarak, yaratılan hayali parayla bankanın daha çok kazanması insanları gıcık ediyor, ama banka bu projelerden para kaybettiği zaman sen zarar görmüyorsun. 6 tanesinden kazanıyorsa, 3'ünden kaybediyor. Marjında bir değişme yok, sürümü arttırmış oluyor. Bank Run (bir kriz anında herkes aynı anda parasını cekmeye çalışınca yeterli fiziki para olmaması) tehlikesi var ama bu teknik bir eleştiri, ahlaki degil. Ve zaten bu normal şartlar altında olmayan, kısa süreli paniklerde de lender of last resort sübabıyla dizginlenen bir durum. Sonucta artan risk bankanın
.... Çok cahilsiniz, keşke ekonomi öğrenseniz: Gayri Safi bilmemneler Ekonomi Bu yazi siyasilerin islerine geldigi sekilde kullandiklari ekonomik verilerle ilgili. Iki tek sonrasi herkesin teknik direktor, istihbarat sefi ve iktisatci kesildigi bir ulkede, muhabbete dahil olabilmek icin "dis ticaret gsmh'si de bu sene cok bozdu" gibi seyler soyluyor ve akabinde fasil ekibi sarkiyi orta yerinde kesip gidiyorsa, bazi bilgileri tazelemenin zamani gelmistir. Aslinda, tam da boyle hayatimiz boyunca duydugumuz terimler en zor olanlari, cunku halihazirda bilinmesi gereken seyler gibi algilandiklarindan, rezil olmamak icin hic sorup ogrenmiyoruz. Allahtan Google var. Google, en aptal seyleri sorabilecegin ama zekandan hic suphe etmeyecek, en sapik seyleri arastirabildigin ama seni hic yargilamayacak, ne kadar sorarsan sor cevap vermekten hic bikmayacak bir dost. Bu ozellikleriyle neredeyse Terminator kadar ideal bir baba figuru olabilir. Oyleyse babaya sorup ogrenelim ne neymis. Asagidaki grafikleri Google dogrudan sagliyor, Dunya Bankasi verilerini kullanarak. Baska kullandigim siyonist emperyalist kaynaklar IMF, ve OECD. Turkiye Istatistik Kurumu (TUIK) verilerine dogru duzgun bir arayuzden erisilemiyor ne yazik ki... Gayri Safi Milli Hasila Ingilizcesi Gross National Income (GNI). Ekonominin buyuklugunu olcer. Bir ulkenin vatandaslarinin, dunyanin herhangi bir yerinde urettikleri toplam mal ve hizmetlerin degeridir. O yuzden Milli, yani vatandaslarin ekonomik gucunu olcmeye calisir. Turkiye 2000'den bu yana 4 kat, Rusya ise 10 kat "buyurken" (aciklayacagim), Yunanistan uzo komasina girmis kac senedir. Gayri Safi Yurtici Hasila Ingilizcesi Gross Domestic Product (GDP). Vatandaşlık durumuna bakılmaksızın herkesin ürettiği toplam mal ve hizmetlerin değeridir. O yüzden
.... Cemaat ve Oyun Teorisi "Power is power" Kurumlar para gibidirler, inançla değerlenirler. Bir kağıt parçasının değeri olduğuna yeteri kadar insan inandığı için, o kağıtla gidip öküz bile alıyoruz. Kurumların gücüne ve ilkelerine de yeteri kadar insan inanırsa, muassır medeniyetler seviyesine bile ulaşırsın. Kağıt parçalarının değerine olan inanç azalmadı ama kurumlara olan inanç azalmakta, çünkü güç dengesi bozulunca, “gerçek güc”ün, o kurumların sembolize ettiği prensiplerden daha geçerli olduğu belli oldu. Eski ozanlardan Cersei demisti: Power is power (alternatif ozlu soz: life is life ) *** Bir kesimin ise kurumlara olan güveni, tek bir kişiye olan güvenoyundan ibaret, ki bu güvensizlikten de kötü bir durum. Devletin temellerinin uzun vadede sağlamlığı halkın umrunda değilse, kurumsal çürüklüğü kanıksamışlarsa, ve kimlik siyaseti üzerinden kazandıkları zaferlerin sarhoşluğunu doyasıya yaşamak istiyorlarsa, devir Cersei'lerin devri oluyor. Power is power. Barselona sampiyon olunca, 5000 km öteden, kendi başarısıymış gibi çılgına dönüp, arkadaşına "koyduk muaaa?" diyenler buna bir ornek. Ama siyasi versiyonu daha da kuvvetli: O "koyduk mu"nun altını sınıfsal dinamikler dolduruyor. Orman kanunundan hallice olan bu durumda, daha fazla torba yasalar dan korunmanin tek yolu, güç dengesinin saglanmasi. Bir sürü Cersei'nin sarayda fink atmasından daha kötü tek şey, sarayın tek bir Cersei'ye kalması olmalı. Bu nedenle aklım, Cemaat’in biraz daha dayanmasını destekliyor. Normal sartlar altında, onların fanatizmi, AKP oligarşisinin ilkesiz fırsatçılığından daha tehlikeli ama güç dengesi fazlasıyla bozulmus vaziyette. En azindan bu intikam süreci uzarsa, oligarşi içindeki çatlak sesler artabilir. Dava adamlarından ziyade fırsatçı çakalların çoğunluğunu oluşturduğu