....
Sen çok güçlü bir kadınsın
“Sen çok güçlü bir kadınsın, böyle ne istediğini, nasıl davranması gerektiğini bilen kadınlar benim çok hoşuma gidiyor, kimseye bağlı değilsin.”
Bu sözleri, otobüs durağında benimle birlikte bekleyen çiftin konuşmasına kulak misafiri olduğumda duydum.
Meselemiz bu türden modern kadın tarifleri.
Kimseye ihtiyacı olmayan, işinde azimli, alışverişe düşkün, stil sahibi, terapisini ihmal etmeyen, görünürde hiçbir şeyin peşinden koşmazken ne hikmetse istediğini de asla elinden kaçırmayan, hem dikkat çekmeye uğraşmayan hem de varlığıyla tüm dikkatleri üstünde toplayan modern kadınlar ve bunların varyasyonları.
Evet, biraz karışık, ama endişeye mahal yok.
Önümüzde dönüp bakacağımız, arşiv niteliğinde “kadın dergileri” ve diğer medya unsurları var.
Bilgi güçtür, çözeceğiz.
Geçenlerde bir parfüm beğendim, “bu kadar para vereceksem emin olmalıyım” diyerek parfümü Google’da arattım.
Bütçem, zevklerimden bütünüyle emin olmam için yeterli değil.
Ekşi Sözlük’te Donetella Versace’nin kokuyla ilgili yorumlarını aktaran bir yazı gördüm.
Versace kokuyu duyanların kendilerini gerçek anlamda “kadın” hissetmelerini, parfümü kendilerine bir “armağan” olarak kabul etmelerini istemiş, kokuyu da “şehvetli, nadir ve narin, hem kırılgan hem vahşi” diye tanımlamış.
Umarım kadın gibi hissetmenin ne demek olduğunu Donetella Hanım’ın ifadesiyle daha iyi anlamışsınızdır.
Ben ister istemez bu ölçütleri sağlayabiliyor muyum diye düşündüm.
Evet, geçen gün metrobüste bana dik dik bakan dedeye öfkelendim.
Vahşiydim, bana çarpan yamulurdu.
Sonra sinirim bozuldu, herkesin içinde katıla katıla ağladım.
Kırılgan ve narinim elbette.
Nadir miyim?
Öyle diyenler var.
Şehvetli miyim?
Öğle yemeklerine şap atılan, dört erkek müdür yardımcısının koridorda kızların etek boyunu not