İslamcı yazar Zekeriya Kitapçı bile Arapların yapmış oldukları bu zulmü inkar edemez: "Kuteybe Buhara'da had-i zatında bir İslam inkılabı yapmıştır. O, eski ve orta çağlar boyunca Ari, Sami ve Hindi dinlerinin merkezi ve buluşma yeri olan bu şehirde, İslamiyet'in önüne çıkan bütün dinleri yasaklamış, mabedleri kapatmış, buralardaki heykelleri parçalamış ve halkın tek tercihi olarak, hem de keskin bir şekilde Müslüman olmalarını istemiştir. Bu, İslamiyet namına bir terör değil miydi? Değerli tarihçi Narşahi buna 'hayır' demekte ve şu ilginç yorumda bulunmaktadır. 'Öylece ister istemez Müslüman olmuşlardı. İşte İslam dini bu şekilde Buhara'da yayılmış ve halk da şeriatın hükümlerini uygulamaya mecbur olmuştu. Böylece şehirde küfrün bütün izleri silinip süpürüldü. Zerdüştlüğün alametleri yok olup gitti; bunların yerine bir çok mescid yapıldı. Kuteybe bu yolda büyük gayretler sarfetti ve İslamiyet'e uymakta ihmali görünenleri cezalandırmayı da ihmal etmedi'."