Eda

Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapmayacağını söylesin isteriz. Niye? Neyi yapıp neyi yapmayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? Yoksa suçlu veya günahkar olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? Bir babaya ihtiyacı her zaman var mıdır, yoksa, kafamız karıştı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı?
Sayfa 115
Alıntı
Reklam
Yazar olabilseydim, ben de her şeyi gören, her ayrıntının hakkını veren, kimi zaman insanlığıyla beni heyecanlandırıp kederlendiren, kimi zamanda şaşkınlık ve hayrete boğan bu bitip tükenmez ansiklopedik kitaplar gibi bir şeyler yazmak isterdim.
Sayfa 109
Alıntı
Ben kitaplara meraklıydım ama her modern Türk gibi şahname'yi, Rüstem ve Sührab'ı bilmiyordum, ama resmin verdiği duygu, baktığımın ruhumun derinliklerindeki baba olduğuydu.
Sayfa 106
Alıntı
İranlılar, Batılılaşma yüzünden geçmiş şairlerini ve efsaneleri unutan biz Türkler gibi değiller diye düşündüm. Özellikle şairlerini unutmazlar.
Sayfa 106
Tahran'da laiklik belli ki nicedir Türkiye'de olduğunun aksine, ordunun desteği ile de olsa var olan ve telaşla korunması gereken değil, hiç var olmayan bir şeydi ve bu da onu daha temel bir ihtiyaç yapıyordu.
Sayfa 105
Alıntı
Reklam