Nerede, nasıl ve ne zaman yaşarsa yaşasın, her insan pek çok olası insanı ihtiva eder, ama hiç de sonsuz olmayan bu iktidar sistemi başkalarının büyümesini engelleyip ortaya çıkmasını yasaklarken, her gün bizim en boktan özelliklerimizi sahneye davet ediyor.
Hamurumuz kötü de olsa, bitmiş değiliz.
Şu göz açıp kapamayı bir şeye değer kılan değiştirme ve değiştirme serüveni, işte biz buyuz.
Bu varsayımsal sosyalizm, adalet adına sosyalizmi feda etmişti.
Kapitalizm de özgürlük adına her gün adaleti feda ediyor.
Hepimiz bu iki mihraptan birinin önünde diz çökmek zorunda mıyız?
"Yoksullara yiyecek verdiğimde bana aziz diyorlar" diyordu Brezilyalı piskopos Helder Camara, "neden yiyecekleri olmadığını sorduğumda ise bana komünist diyorlar."