Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...
Bu platformda birçoğumuzun okuduğu Sabahattin Ali'nin baş yapıtı bilindiği üzere bir aşk romanı. Raif Bey'le Maria Puder'in samimi aşkını ele alıyor eser. Tabi ki toplumsal bir yazar olan yazar olan Sabahattin Ali'nin kaleminin izlerini, dönemin Almanya'sına Türkiye'sine toplumsal değerlerine, popüler kültürüne yer verişinden görebiliyoruz.
Eser gerek karakterimiz Raif Bey'in kişiliğindeki ve tutumlarındaki değişimin kitabı iki ayrı parçaya bölmesi, gerekse kitabın sonucunun bıraktığı etkiyle Rus edebiyatının çağrışımlarını taşıyor. Bu baş yapıt kurgusu ve atmosferi gereği insanı gençlik, orta yaş ve yaşlılıkta farklı farklı hislere bürüyecek bir kitap. Keyifli okumalar...
Bugün o gün demiştin senle ben için
Dışarıda yağmur vardı kendini verdin
Biraz pişmanlık bolca da aşk
Çok gençtik hepsi buydu elimizdeki.
Yıllar Sonra ~ Teoman
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor.