Görülen her şey oraya bir yere, çocukluğun kayıp dünyasına yansıtılır. Mükemmel şehir oradadır, tanrısal şehir, o artık başımızdan geçmiştir ve daha sonraki tüm arayışlarımızda onun sadece benzerlerini fark edebiliriz, bezen daha başarılı olanları, bazen olmayanları.
Tanrı yeni doğanlara hemen dil vermez. Bu da tesadüfi bir şey değil. Onlar cennetin sırrını hala bilir ama onun için kelimeleri yoktur. Onlara dil verildiğinde sır artık unutulmuş olur.