XIX. yüzyıl Avrupası’nın karanlık koridorlarında doğan antropoloji; Gobineau’nun keskin ırk hiyerarşilerinden Franz Boas’ın kültürel relativizmine, frenolojinin tartışmalı iddialarından öjeniğin bilimsel arayışlarına kadar uzanan devasa bir yolculuktur.
Bu kitap; “Alp Tipi Beyaz Irk” teziyle somutlaşan, kumpaslar ve kraniyometrik ölçümlerle şekillenen o fırtınalı dönemin izini sürüyor.
1932 Ankara’sı, 1937 Dolmabahçe’si…
Batı’nın “sarı ırk” yaftasına karşı, Atatürk’ün vizyonuyla donanmış bir avuç bilim insanı, neşterler, kumpaslar ve akıl gücüyle bir “Biyolojik Tapu Senedi” yazmaya koyuluyor.
Mimar Sinan’ın kafatası mezarından çıkarıldığında dünyaya ne anlatıyordu?
81 sefalik indeksi, bir milletin kaderini nasıl etkiledi?
Fiziksel formumuz, insanlığın ilk kelimesine nasıl hükmetti?
Bir milletin “Biyolojik İstiklal Mücadelesi” nasıl verildi?
Bu çalışma, sadece tozlu raflardaki ölçümleri değil; antropolojinin evrensel tarihini ve bir ulusun köklü kökenlerini kanıtlamak için verdiği bilimsel savaşı ile antropolojinin Türkiye’deki devrimini gün yüzüne çıkarıyor.
Yakında..